21 Ocak 2011 Cuma

Tebligat Kanununda değişiklik yapıldı

 
19.01.2011 tarih ve 27820 sayılı resmi gazetede yayımlanan 11.01.2011 tarih ve 6099 sayılı kanunla 7201 sayılı tebligat kanunu hükümlerinde değişiklik yapıldı.

Söz konusu kanunda yapılan değişiklikler aşağıda özetlenmiştir.

·         Kanunu 7 inci maddesinde yapılan değişiklik gereği;

Tebligata elverişli bir elektronik adres vererek bu adrese tebligat yapılmasını isteyen kişiye, elektronik yolla tebligat yapılabilecek.

01.01.2013 tarihinden itibaren Anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlere elektronik yolla tebligat yapılması zorunludur. 

Elektronik yolla tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde bu Kanunda belirtilen diğer usullerle tebligat yapılır. 

Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar yönetmelikle belirlenecek

·         Kanunun 10 uncu maddesine yeni bir fıkra ile;

“Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” 

Hükmü eklendi

·         Kanunun 11 inci maddesine aşağıdaki fıkra, ikinci fıkra olarak eklenmiştir.

             “Avukat tarafından takip edilen işlerde, avukatın bürosunda yapılacak tebligatlar, resmî çalışma gün ve saatleri içinde yapılır.”

·         Ayrıca;

“Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.”

Hükmü getirildi.


20 Ocak 2011 Perşembe

Esnafa pazar günü müjdesi



Lokanta, bakkal kahvehane, otel gibi işletmeler artık belediyelerden özel izin almaksızın pazar günleri de açılabilecek

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Genel Başkanı Bendevi Palandöken, yaptığı açıklamada; 

·         Tütün satan yerler,

·         Bakkal,

·         Kahvehane,

·         Otel,

·         Lokanta gibi 

İşletmelerin pazar günü açık olabilmek için belediyelere harç yatırıp, özel ruhsat almak zorunda olduğunu, Pazar günü açık olabilmek için ödenecek harç miktarlarının her belediyenin kendi meclis üyelerince komisyonda belirlendiğini bunun da serbest piyasa koşullarına uymadığını, 

Bu nedenle Uygulamanın iptali için Ankara 1. İdare Mahkemesi'nde dava açtıklarını ve davanın lehlerine sonuçlandığını ayrıca, Danıştay'ın da kararı onadığını belirterek, 

''Artık söz konusu işletmelerin pazar günleri dükkânlarını açabilmek için belediyelere harç ödemeleri ve özel ruhsat almaları gerekmiyor'' 

Dedi.

Söz konusu faaliyette bulunan işletmelerin bu konuyu bağlı oldukları Esnaf ve Sanatkârlar odasından takip etmelerinde yarar olduğu düşünülmektedir.


19 Ocak 2011 Çarşamba

Elektronik ortamda Kesin Mizan Bildirimi


V.U.K’ nundaki yetki maddeleri gereği Maliye Bakanlığınca bilanço esasına tabi mükelleflere 2010 yılı ve takip eden dönemler için elektronik ortamda kesin mizan bildirimi verilme zorunluluğu getirilmiştir.

Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler tarafından 2010 yılı ve müteakip dönemler için elektronik ortamda bildirilecek olan “Kesin Mizan Bildirimi”nin gönderilmesinde uygulanacak usul ve esaslar 19.01.2011 tarihli resmi gazetede 403 seri nolu VUK genel tebliği ile yayımlandı.

Söz konusu genel tebliğ hükümleri aşağıda özetlenmiştir.

Bildirim Verme Zorunluluğu Getirilen Mükellefler:

·         Bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi mükellefleri ile kurumlar vergisi mükellefleri elektronik ortamda kesin mizan bildirimi vermek zorundadırlar.

·         Ancak bilanço esasına göre defter tutmakla beraber faaliyet konuları itibariyle farklı muhasebe tekniğini kullanmak durumunda bulunan;

a. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 2 inci maddesinde sayılan mükellefler, 

b. 226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu hükümlerine göre faaliyette bulunan finansal kiralama ve faktoring şirketleri, 

c. 30.09.1983 tarih ve 90 sayılı Ödünç Para Verme İşleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamında yer alan Finansman Şirketleri, 

d. 5684 sayılı Sigortacılık Kanununa göre kurulan ve faaliyette bulunan sigorta şirketleri, 

e. Sermaye Piyasası mevzuatı gereği faaliyette bulunan Menkul Kıymet Yatırım Fonları, Yatırım Ortaklıkları ve Aracı Kurumlar,

f. 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu7 kapsamındaki Emeklilik Yatırım Fonları ile Emeklilik Şirketleri, 

“Kesin Mizan Bildirimi” verme yükümlülüğüne tabi değildirler.

·         Gelir ve kurumlar vergisinden muaf olanlar kesin mizan bildirimi vermeyeceklerdir.

Bildirimin Şekli:

·         Elektronik ortamda gönderilecek kesin mizanların bu Tebliğ ekinde yer alan “Kesin Mizan Bildirim Formatı”na ve aşağıda yapılan açıklamalara uygun olarak düzenlenmesi gerekmektedir.

·         Kesin mizan bildirimi verme zorunluluğu getirilen ve 2 Sıra Numaralı Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği doğrultusunda serbest olarak açılan üçlü kod defteri kebir hesaplarını kullanan mükelleflerin kesin mizan bildirimlerini bu Tebliğ ekinde yer alan standart formata uygun olarak elektronik ortamda göndermeleri gerekmektedir. Bu mükelleflerin bildirimlerini kesin mizan standart formatına uygun şekilde göndermeleri için serbest olarak açtıkları üçlü kod defteri kebir hesaplarını, hesap planında yer aldığı hesap grubunun altında düzenlenen “Diğer ……. Hesabı” bulunması halinde bu hesaba aktarmaları, bu hesabın bulunmaması halinde ise aynı hesap grubunun altında uygun olan başka bir hesaba aktarmaları gerekmektedir. Mükellefler bu aktarma işlemini muhasebe kayıtları yapmadan sadece kesin mizan düzenlerken dikkate alacaklardır.


·         “Tekli” ya da “ikili” kod defteri kebir hesap gruplarının hiçbirine kesin mizan bildiriminde yer verilmeyecektir.

·         Kullanılmayan hesaplar bildirimde boş bırakılacak sıfır yazılmayacaktır. 

Bildirimin Dönemi ve Verilme Zamanı:

·         Bildirim verme yükümlülüğü getirilen gelir vergisi mükellefleri bildirimlerini 1 Mart -31 Mart tarihleri arasında, kurumlar vergisi mükellefleri ise bildirimlerini 1 Nisan – 30 Nisan tarihleri arasında elektronik ortamda vereceklerdir.

Özel hesap dönemine tabi olan mükellefler bildirimlerini kendi gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerinin verilme süresi içinde vermek zorundadırlar. 

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu hükümlerine göre tasfiyeye girmiş kurumların her bağımsız tasfiye dönemine ait kesin mizan bildirimleri, bu kurumların tasfiye memurlarınca tasfiye beyannamesinin verilme süresi içinde verilecektir.

Birleşme halinde, münfesih kurum veya kurumlara ait bildirimler bu kurumların fesih oldukları tarihteki kanuni temsilcileri tarafından birleşme beyannamesinin verilme süresi içinde verilir. 

Devir halinde ise, münfesih kurumun o dönemdeki faaliyetlerine ilişkin bildirimler, münfesih kurumun unvanı ve vergi kimlik numarası yazılmak suretiyle devir alan kurum tarafından münfesih kurumun son bağlı olduğu vergi dairesine devir beyannamesini verme süresi içinde verilecektir.

Kurumlar Vergisi Kanununun 19 uncu maddesi uyarınca gerçekleştirilen tam bölünmelerde, münfesih kurumun bölünmenin gerçekleştiği dönemdeki faaliyetlerine ilişkin bildirim, münfesih kurumun varlıklarını devralan kurumlardan müteselsil sorumluluk kapsamında herhangi biri tarafından bölünme işlemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verilme süresi içinde yapılacaktır.

Mükellefiyetin sona ermesi halinde bildirimler, mükellefin en son bağlı bulunduğu vergi dairesine kanunlarında yazılı beyanname verme süresi içinde verilecektir.

·         Bildirimlerin elektronik ortamda verilmesinde, bildirimlerin verilmiş sayılabilmesi için onaylama işleminin yapılması şarttır. Onaylama işlemi en geç, bildirimlerin verilmesi gereken ayın son günü saat 24.00’e kadar tamamlanmalıdır.

·         Bildirimlerin elektronik ortamda gönderilmesi zorunlu olduğundan vergi daireleri kâğıt ortamında verilen (elden veya posta ile) bildirimleri hiçbir şekilde kabul etmeyecektir.

Bildirimlerin Elektronik Ortamda Gönderilmesine İlişkin Esaslar:

·         Elektronik ortamdaki bildirimler, kullanıcı kodu, parola ve şifre almış mükelleflerce yerine getiriliyor ise, bildirimi düzenleyen kısmına mükellefe ilişkin bilgiler, bildirimdeki yeminli mali müşavir kısmına ise, varsa yeminli mali müşavire ilişkin bilgiler yazılacaktır.

·         Bildirimlerin elektronik ortamda gönderilmesi işlemi yeminli mali müşavirlerce gerçekleştirilecek ise bildirimi düzenleyen kısmına varsa serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavire ait bilgiler yazılacak; mükellefin serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşaviri bulunmaması halinde, bu kısma, mükellefe ait bilgiler yazılacaktır. Bildirimi gönderen kısmına ise bildirimi elektronik ortamda gönderen yeminli mali müşavirlerin bilgileri yazılacaktır.

·         Bildirimlerin elektronik ortamda gönderilmesi işlemi, serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir tarafından gerçekleştirilecek ise, bildirimi düzenleyen kısmına serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavirin bilgileri, yeminli mali müşavir kısmına ise varsa yeminli mali müşavirlere ait bilgiler yazılacaktır. 

Düzeltme İşlemleri: 

·         Elektronik ortamda bildirimlerin onaylanmasından sonra, hatalı verildiği anlaşılan bildirimler için düzeltme bildirimi verilmesi gerekmektedir. Düzeltme bildiriminin elektronik ortamda, kesin mizan bildiriminin verilme süresinden sonra verilmesi durumunda 213 sayılı V.U.K.’nun mükerrer 355 inci maddesinin düzeltme bildirimlerine ilişkin hükümleri dikkate alınarak işlem yapılacaktır.

·         Düzeltme işleminde ilk bildirim tamamen iptal edilmekte ve ikinci defa verilen bildirim geçerli kabul edilmektedir. Bu sebeple, düzeltme yapması gereken mükelleflerin, yeni bildirimi, daha önce bildirimde bulunulmamış gibi tüm bilgileri içerecek şekilde doldurmaları gerekmektedir.

Diğer Hususlar ve Cezai Yaptırım

·         Bildirimlerin verileceği tarihten önce bağlı oldukları vergi dairesi değişen mükellefler bildirimlerini, halen bağlı oldukları vergi dairesinin mükellefi olarak göndereceklerdir. 

2010 yılı içerisinde faaliyetlerini terk eden mükellefler ise 2010 yılında faaliyette bulundukları döneme ilişkin bildirimlerini en son bağlı oldukları vergi dairesine elektronik ortamda göndereceklerdir.

·         Bildirimlerini elektronik ortamda belirlenen süre içinde vermeyen veya eksik ya da yanıltıcı bildirimde bulunan mükellefler hakkında V.U.K’nun mükerrer 355 inci maddesi hükmü uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilecektir.

18 Ocak 2011 Salı

2010/4 Geçici vergi dönemi için enflasyon düzeltmesi yapılmayacak.


 
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Aralık / 2010 ayına ilişkin verilere göre; ÜFE’ deki artış, son 12 aylık dönemde % 8,87 Son 36 aylık dönemde ise % 24,68 olarak hesaplanmıştır. Bu durumda; 2010/4. Geçici Vergi dönemi için enflasyon düzeltmesi (Muhasebesi ) yapılmayacaktır.

Son 36 Aylık artış oranın hesaplanması:

2010/ ARALIK ( Üretici Fiyatları Genel Endeksi ) ÜFE: 180,25

2007/ ARALIK ( Üretici Fiyatları Genel Endeksi ) ÜFE: 144,57

Son 36 Aylık ÜFE artışı (180,25 : 144,57) = % 24,68

Son 12 aylık enflasyon artışı (ÜFE) % 8,87

Bu değerlere göre; 2010 YILI DÖRDÜNCÜ GEÇİCİ VERGİ DÖNEMİ İÇİN ENFLASYON DÜZELTMESİ (MUHASEBESİ) YAPILMAYACAKTIR.

213 Sayılı VUK Mükerrer 298. Maddede belirtilen şartlar oluşmamıştır. Söz konusu madde hükmüne göre, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan ÜFE artışının, içinde bulunulan dönem dâhil son üç hesap döneminde %100'den ve içinde bulunulan hesap döneminde % 10'dan fazla olması şartları tekrar birlikte sağlanana kadar enflasyon düzeltmesi uygulanmayacaktır. Diğer bir anlatımla her iki değerdeki artışında birlikte aşılması koşulu oluşmamıştır.

Dolayısıyla bu dönem Enflasyon düzeltmesi (Muhasebesi) yapılmayacaktır. Ancak, münhasıran (sadece) sürekli olarak işlenmiş altın, gümüş alım-satımı ve imali ile iştigal eden ve kazançlarını Bilanço esasına göre tespit eden gelir veya Kurumlar Vergisi mükellefi olan kuyumcular, enflasyon düzeltme şartlarının (fiyat endeksindeki artışın, içinde bulunulan dönem dahil son üç hesap döneminde %100'den ve içinde bulunulan hesap döneminde %10'dan fazla olması oluşup oluşmadığına bakılmaksızın, 2010 ve müteakip yıllarda her geçici vergi dönemi ve hesap dönemi sonu itibarıyla enflasyon düzeltmesi yapmaları zorunludur.