10 Ağustos 2012 Cuma

Kar payı avansı dağıtımı



6102 sayılı Yeni Türk Ticaret Kanununun 509, 565 ve 644 üncü maddeleri hükümleri gereği Şirketlerin kâr payı avansı dağıtımında uyacakları usul ve esasları belirleyen tebliğ Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca 09.08.2012 tarih ve 28379 sayılı resmi gazetede yayımlandı.

Söz konusu tebliğ gereği SPK ya tabi olmayan anonim, limited ve komandit şirketleri kapsamakta.

Tebliğde bahsi geçen kar payı; Net dönem kârı veya serbest yedek akçeler üzerinden ortaklara ve kâra katılan diğer kimselere genel kurulca dağıtılmasına karar verilen tutarı,

Kâr payı avansı: Kâr payından mahsup edilmek üzere ara dönem finansal tablolara göre oluşan kârlar üzerinden bu Tebliğ hükümlerine göre hesaplanan tutarı,
  
ifade etmekte.

Söz konu genel tebliğ gereğince;

Ø  Şirketlerin kâr payı avansı dağıtabilmeleri için, şirket genel kurulunca kâr payı avansı dağıtılmasına ilişkin karar alınması ve kâr payı avansı dağıtılacak hesap döneminde hazırlanan üç, altı veya dokuz aylık ara dönem finansal tablolara göre kâr edilmiş olması gereklidir.

Ø  Şirket genel kurulunca kâr payı avansı dağıtımına karar verildiği durumda bu kararda ayrıca aşağıdaki hususların belirtilmesi zorunludur.

a-     İlgili hesap dönemi sonunda, yıl içinde dağıtılan kâr payı avansını karşılayacak tutarda net dönem kârı oluşmaması durumunda, net dönem kârını aşan kâr payı avanslarının varsa bir önceki yıla ait bilançoda yer alan serbest yedek akçelerden mahsup edileceği, serbest yedek akçe tutarının da dağıtılan kâr payı avanslarını karşılayamaması halinde fazla ödenmiş olan kâr payı avanslarının yönetim organının ihtarı üzerine ortaklar tarafından şirkete iade edileceği,

b-    İlgili hesap dönemi sonunda zarar oluşması durumunda;

          1) Varsa bir önceki yıla ait bilançoda yer alan genel kanuni yedek akçeler ile serbest yedek akçelerin öncelikle oluşan zararın mahsubunda kullanılacağı, bu akçelerin oluşan zararı karşılayamaması halinde dönem içinde dağıtılan kâr payı avanslarının tamamının yönetim organının ihtarı üzerine ortaklar tarafından şirkete iade edileceği,

          2) Genel kanuni yedek akçeler ile serbest yedek akçelerin, oluşan dönem zararından mahsubu sonrasında bakiye serbest yedek akçe tutarının dağıtılan kâr payı avanslarından indirileceği, indirim işlemi sonucunda dönem içinde dağıtılan kâr payı avansı tutarının bakiye serbest yedek akçe tutarını aşması halinde ise aşan kısmının yönetim organının ihtarı üzerine ortaklar tarafından şirkete iade edileceği.

c-     kâr payı avansı dağıtılacak hesap dönemi içinde yapılacak genel kurul toplantısında karara bağlanır. Anonim ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde, genel kurulca bu yönde karar alınabilmesi için sermayenin en az dörtte birini karşılayan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin toplantıda hazır olması, bu nisabın toplantı süresince korunması ve toplantıda hazır bulunan oyların çoğunluğunun kâr payı avansı dağıtılması yönünde kullanılmış olması, limited şirketlerde ise toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğunun kâr payı avansı dağıtılması yönünde olması gereklidir.

d-    İlgili hesap dönemi öncesinde ödenen kâr payı avanslarının, ilgili olduğu yılın net dönem kârından mahsup edilmesi şarttır. Bu işlem yapılmadan, şirket genel kurulunca kâr payı dağıtılmasına ve kâr payı avansı ödenmesine karar verilemez.

Ø  Dağıtılacak kâr payı avansı; varsa geçmiş yıllar zararlarının tamamının, vergi, fon ve mali karşılıkların, kanunlara ve sözleşmeye göre ayrılması gereken yedek akçelerin, varsa imtiyazlı pay sahipleri, intifa senedi sahipleri ve kâra katılan diğer kimseler için ayrılacak tutarların, oluşan ara dönem kârından indirilmesi suretiyle hesaplanır. Ödenecek kâr payı avansı, bu şekilde hesaplanan tutarın yarısını geçemez.

Ø  Aynı hesap dönemi içinde izleyen ara dönemlerde de kâr oluşması halinde dağıtılacak kâr payı avansı tutarı birinci fıkrada belirtilenlerin yanı sıra önceki ara dönem veya dönemlerde ödenmiş olan kâr payı avansı tutarları da indirilerek hesaplanır. Ödenecek kâr payı avansı, bu şekilde hesaplanan tutarın yarısını geçemez.

Ø  Kâr payı avansı, kârdan imtiyazlı paylara imtiyaz dikkate alınmadan ödenir. İntifa senedi sahiplerine, ortak olmayan yönetim organı üyelerine ve ortaklar dışında kâra katılan diğer kimselere kâr payı avansı ödenemez.

Ø  Ortakların sermaye taahhüt borçları dışında şirkete borçlu olmaları halinde söz konusu borç ortağa ödenecek kâr payı avansından mahsup edilir.

Ø  Bir hesap döneminde kâr payı avansı dağıtan ve ardından sermaye artırımı gerçekleştiren şirket, aynı hesap döneminde tekrar kâr payı avansı dağıtmak istediğinde;

           a) Sermaye artırımı sonrasında yapılacak kâr payı avansı ödemesinde, yeni ortaklara öncelik verilir.

           b) Söz konusu öncelik, eski ve yeni ortakların dönem içerisinde her pay için aldıkları toplam kâr payı avans tutarları eşitleninceye kadar devam eder.

           c) Eski ve yeni ortakların hesap dönemi içerisinde her pay için aldıkları toplam kâr payı avans tutarları eşitlendikten sonra, kalan kâr payı avansı tutarı veya bir sonraki ara hesap döneminde ödenecek kâr payı avansı tutarı mevcut ortaklara payları nispetinde ödenir.

Kar payı avansı hesaplama tablosu
I-              ARA DÖNEM KARI  

  Varsa Geçmiş Yıl Zararları     (-)

  Kurumlar Vergisi              (-)

  Gelir Vergisi Kesintileri          (-)

  Diğer Vergi ve Benzerleri            (-)

  1. Tertip Kanuni Yedek Akçeler     (-)                              

  İsteğe Bağlı Yedek Akçeler         (-)                                 

  İmtiyazlı Pay Sahipleri İçin Ayrılan Tutar        (-)

  İntifa Senedi Sahipleri İçin Ayrılan Tutar         (-)

  Kâra Katılan Diğer Kimseler İçin Ayrılan Tutar     (-)

  Varsa Daha Önceki Ara Dönemlerde Ödenen Kâr Payı Avansı Tutarı (-)

II-                KÂR PAYI AVANSINA ESAS TEŞKİL EDEN TUTAR

  Kâr Payı Avansına Esas Teşkil Eden Tutarın Yarısı     (-)

III-             DAĞITILABİLECEK KÂR PAYI AVANSI TUTARI

  2. Tertip Kanuni Yedek Akçeler             (-)                                

IV-             ÖDENECEK KÂR PAYI AVANSI TUTARI

1 inci tertip yedek akçeler: Ara dönem finansal kârın %5’i, ödenmiş sermayenin %20’sine ulaşıncaya kadar genel kanuni yedek akçe olarak ayrılır. Bu sınıra ulaşıldıktan sonra da;
a) Yeni paylar çıkarılmışsa sağlanan primin, çıkarılma giderleri, itfa karşılıkları ve hayır amaçlı ödemeler için kullanılmamış bulunan kısmı,
b) Varsa ıskat sebebiyle iptal edilen pay senetlerinin bedeli için ödenmiş olan tutardan, bunların yerlerine verilecek yeni senetlerin çıkarılma giderlerinin düşürülmesinden sonra kalan kısmı, genel kanuni yedek akçe olarak ayrılır.
İsteğe bağlı yedek akçeler: Kanunun 521’inci ve 522’nci maddelerine istinaden ayrılması gereken tutar belirtilir.
* Sözleşmede hüküm bulunması durumunda yer verilir.
2 inci tertip yedek akçeler: Dağıtılabilecek kâr payı avansı tu.tarının %10’u 2. tertip yedek akçe olarak ayrılır.


8 Ağustos 2012 Çarşamba

Bireysel emeklilik sistemi ve şahıs sigortaları için ödenen katkı payı ve primleri




Bireysel emeklilik sistemi ve şahıs sigortaları için ödenen katkı payı ve primlerin gelir vergisi matrahının hesaplanmasında indirimi ve bu indirime ilişkin olarak katkı payı ve primlerin belgelendirilmesi konularında Gelir İdaresi Başkanlığınca yayımlanan 256 seri nolu GVK genel tebliği ile gerekli açıklamalar yapılmıştır.

Söz konusu genel tebliğ hükümleri gereği;

İndirim Konusu Yapılacak Prim ve Katkı Payı Ödemelerinin Belgelendirilmesi

Gelir Vergisi Kanununun 63 ve 89 uncu maddelerinde yer alan hükümler uyarınca “Sigortanın Türkiye'de kâin ve merkezi Türkiye'de bulunan bir emeklilik veya sigorta şirketi nezdinde akdedilmiş olması şartıyla; ücretlinin şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait hayat sigortası poliçeleri için hizmet erbabı tarafından ödenen primlerin %50'si ile ölüm, kaza, sağlık, hastalık, sakatlık, işsizlik, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigorta poliçeleri için hizmet erbabı tarafından ödenen primler (İndirim konusu yapılacak primler toplamı, ödendiği ayda elde edilen ücretin %15'ini ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşamaz. Bakanlar Kurulu bu bentte yer alan oranları yarısına kadar indirmeye, iki katına kadar artırmaya ve belirtilen haddi, asgari ücretin yıllık tutarının iki katını geçmemek üzere yeniden belirlemeye yetkilidir.”

İndirimin doğru bir şekilde uygulanabilmesi için ödeme tutarı ile tarihinin belgelendirilmesi gerekmektedir.

Prim ve katkı payı ödemeleri makbuz karşılığı doğrudan sigorta veya bireysel emeklilik şirketine yapılabildiği gibi, banka şubeleri, bankaların otomatik para çekme makineleri (ATM), internet veya telefon bankacılığı, kredi kartları veya posta çeki aracılığıyla da yapılabilmektedir.

Ödeme tutarı ve tarihinin; sigorta veya bireysel emeklilik şirketlerince düzenlenen makbuzlarla ya da  ödeyenin adı ve soyadı, ödemenin ait olduğu dönem, ödenen prim veya katkı payı tutarı, ödeme yapılan sigorta veya bireysel emeklilik şirketinin ünvanı ve ödemenin türüne  (Şahıs sigorta primi veya bireysel emeklilik katkı payı) ilişkin bilgilerin yer alması koşuluyla banka dekontları, otomatik para çekme makinası makbuzları, kredi kartı ekstreleri ve posta çekleri ile tevsik edilebilmesi mümkündür.

Ayrıca, sigorta poliçesi veya emeklilik sözleşmesinin bir örneğinin (fotokopisinin) işverene verilmesi halinde sigorta veya emeklilik şirketlerince faks veya e-posta yoluyla katılımcılara gönderilen makbuz örnekleri ile internet ortamında yapılan ödemelere ilişkin olarak bilgisayardan alınan çıktılar esas alınarak da indirim uygulanabilecektir. Bu durumda bir önceki paragrafta belirtilen belgelerden birinin ya da yapılan ödemelerin tutarı, dönemi ve tarihini gösteren sigorta veya emeklilik şirketlerince düzenlenmiş bir yazı veya ekstrenin, indirimin uygulandığı ücretin ilgili olduğu yılı izleyen yılın ikinci ayı sonuna kadar işverene iletilmesi gerekmektedir. Herhangi bir sebeple işten ayrılma olması durumunda söz konusu belgeler işten ayrılmadan önce işverene iletilecektir. Ancak, işverence uygun görülmesi halinde, işten ayrılma tarihinden itibaren bir ay içinde de iletilebilecektir.

Sigorta primi ve katkı payının sigorta veya emeklilik şirketine hizmet erbabı tarafından doğrudan ödenmeyip, işverenler aracılığıyla ödenmesi halinde (grup sigortası veya grup bireysel emeklilik sözleşmesi), sigorta poliçesi veya bireysel emeklilik sözleşmesinin bir örneğinin işverende bulunması ve bu poliçe veya sözleşmede sigorta priminin veya bireysel emeklilik katkı paylarının ödeme dönemlerinin, ayrıca bu dönemler için ödenecek prim ve katkı payı tutarlarının belli edilmiş olması kaydıyla, hizmet erbabı için işveren tarafından sigorta veya emeklilik şirketine ödenen ve/veya hizmet erbabının ücretinden kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilen sigorta primi ve katkı payı, her bir kişi için ayrıca yukarıda belirtilen belgeler aranmaksızın ücretin vergi matrahının tayininde indirim olarak dikkate alınabilecektir.
         
Katkı Payı ve Primlerin İndirim Konusu Yapılacağı Dönem

Katkı payı ve primlerin vergi matrahının tespitinde indirim konusu yapılabilmesi için, gelirin elde edildiği dönem ile ilişkili olması ve bu dönem sonuna kadar ödenmiş olması gerekmektedir.

Gelir vergisi uygulamasında vergilendirme dönemi takvim yılıdır. Bununla birlikte, tevkif yoluyla ödenen vergilerde, istihkak sahipleri ayrıca yıllık beyanname vermeye mecbur değillerse tevkifatın ilgili bulunduğu dönemler vergilendirme dönemi sayılmakta ve kesilen vergiler gelir vergisinin yerine geçmektedir. Buna göre, yıllık beyannamede indirim konusu yapılacak prim veya katkı payının, beyannamenin ilgili olduğu yıl ile ilişkili olması ve bu yılın sonuna kadar ödenmesi, ücretlere ilişkin indirimde ise ücretin ilgili olduğu ay ile ilişkili olması ve bu aylık dönemin sonuna kadar ödenmiş olması gerekmektedir.

Ölüm, kaza gibi risklere karşı yaptırılan şahıs sigortaları belirli bir dönemi kapsamakta ve bu dönem için hesaplanan prim peşin olarak veya taksitler halinde ödenebilmektedir. Birikimli sigortalar ve bireysel emeklilik sisteminde ise prim veya katkı payları aylık, üç aylık, altı aylık ve yıllık dönemler itibariyle belirlenebilmekte ve ödenmektedir.
         
Aylık bazda yapılacak indirimde, primin peşin ödenmesi veya taksit dönemlerinin bir aydan daha uzun belirlenmesi halinde, prim tutarı ilgili olduğu aylar dikkate alınarak (ödenmiş olması şartıyla) indirim konusu yapılacaktır. Oransal sınırlar (ücretin %10’u veya %5’i gibi) çerçevesinde kalsa dahi daha sonraki aylara ilişkin peşin olarak ödenen tutarların ödendiği ayda indirim konusu yapılması mümkün değildir.

Yıllık bazda yapılacak indirimde de sadece gelirin ilgili olduğu yıla ilişkin prim tutarı indirim konusu yapılacaktır. Örneğin 1 Temmuz 2011 tarihinden başlamak üzere bir yıllık yapılan ve bedeli peşin olarak ödenen sağlık sigortası priminin altı aylık kısmının 2011 yılına, diğer altı aylık kısmının da 2012 yılına ilişkin beyannamede indirim konusu yapılması gerekir.

Genel bütçeye dahil idare ve müesseseler yaptıkları vergi tevkifatı için muhtasar beyanname vermemektedir. Ücretlerini peşin alan ücretlilerin, aylık dönemler itibariyle ödedikleri şahıs sigorta primleri ve bireysel emeklilik katkı payları,  prim ve katkı payı ödeme belgesinin primin ve katkı payının ait olduğu ay içinde işverene ibraz edilmesi koşuluyla oransal ve mutlak sınırlamalar çerçevesinde izleyen aylara (bir sonraki aya) ait ücretlerin vergi matrahının hesabında indirim olarak dikkate alınabilecektir.

İlgili Olduğu Dönemde İndirilemeyen Prim ve Katkı Paylarının Durumu

Zarar beyanı ya da oran ve tutar sınırlamaları dolayısıyla yıllık beyannamede indirim konusu yapılamayan prim veya katkı paylarının daha sonraki yıllarda indirim konusu yapılması mümkün değildir.

Aynı şekilde ücretlilerin ödediği prim ve katkı payının ilgili olduğu ayda indirilemeyen kısmı, izleyen aylara ait ücretin matrahından indirilemeyecektir.
         
Belirlenmiş Sınırların Üzerinde Yapılan Ödemeler

Bireysel emeklilik uygulamasında sözleşmede aksine bir hüküm bulunmaması halinde, sözleşmede ilgili dönemde ödenmesi öngörülenin üzerinde ödenen katkı payı, ödeme tarihinden önceki son bir yıllık döneme ait ödenmemiş katkı paylarına mahsup edilmekte veya ödeme tarihinden itibaren azami bir yıllık dönemde ödenmesi gereken katkı payı olarak kabul edilmektedir. Diğer hallerde, katkı payının üzerinde yapılan ödemeler ilgili ödeme tarihindeki katkı payı olarak kabul edilmektedir.

Sözleşmede dönem için belirlenen katkı payının üzerinde ödeme yapılması ve bu ödemenin ileriki dönemler için ödenmesi gereken katkı payı olarak kabul edilmesi halinde, ödenen katkı payı ilgili olduğu dönemde indirim konusu yapılabilecektir. Sözleşmede o dönem için ödenmesi öngörülen katkı payı tutarının üzerinde ödeme yapılması ve bu fazlanın ödemenin yapıldığı döneme ilişkin katkı payı olarak kabul edilmesi halinde, indirim hakkı sadece o dönemle ilgili olarak kullanılabilecek olup oran ve tutar yönünden sınırlamalar nedeniyle indirilemeyen kısım, daha sonraki dönemlerde indirilemeyecektir.

Geçmiş Dönemlere Yönelik Yapılan (Gecikmiş) Ödemelerin Durumu

Gelir Vergisi Kanununun 63 ve 89 uncu maddelerinde yapılmış olan düzenlemelere göre, ödenmemiş prim veya katkı payları, sigorta poliçesi veya emeklilik sözleşmesi bulunsa dahi indirim konusu yapılamamaktadır. Geçmiş dönemlere ilişkin olarak yapılan prim ve katkı payı ödemelerinin düzeltme yoluyla ödemenin ilgili olduğu dönemin matrahının tespitinde indirim konusu yapılması da mümkün değildir. Ancak ödemenin geçmiş dönem, cari dönem veya izleyen dönemleri de içeren bir ödeme olması halinde, geçmiş döneme ilişkin prim ve katkı payı tutarı da ödemenin ilgili olduğu kalan aylarda indirim konusu yapılabilecektir.

Örnek :

1.200,00 TL aylık ücret geliri elde eden bir hizmet erbabı 1/1/2012 tarihi itibariyle kendisine ait hayat sigortası sözleşmesi yapmış olup, ilgili sigorta şirketine Ocak–Haziran 2012 aylarına ait (6 aylık) toplam 300,00 TL sigorta primini 12/2/2012 tarihinde defaten ödemiştir. Sözü edilen ücretli sigorta primine ait makbuzu da 13/2/2012 tarihinde işverenine ibraz etmiştir.

Aylık dönemlerde ödenmesi gereken özel şahıs sigorta priminin bir defada toplu olarak ödenmesi halinde, ücretin vergi matrahının tayininde, primin bir aylık ücret gelirinin (1.200,00 TL) %5’i olan 60,00 TL’ye kadar olan kısmı indirim olarak dikkate alınabilecektir. Buna göre, altı aylık toplu ödenen prim tutarı makbuzun ibraz edildiği ay dahil olmak üzere, primin ait olduğu kalan ay sayısına bölünerek kalan her bir aya isabet eden aylık tutar  (300/5= 60,00 TL) tespit edilecektir. Bu tutar Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarının vergi matrahının tayininde indirim olarak dikkate alınacak, prim ödeme belgesinin işverene ibraz edildiği aydan önceki ay olan Ocak 2012 ayı için ise herhangi bir işlem yapılmayacaktır.

Birden Fazla İşveren Olması Halinde Yıllık Miktar Sınırının Uygulanması

Birden fazla işverenden ücret alınması durumunda, yıllık asgari ücrete ilişkin miktar sınırlamasının ücretli tarafından verilecek bilgiler çerçevesinde yürütülmesi gerekir. Bu anlamda özellikle yıl içinde işe başlamalarda ileride doğabilecek sorunları önlemek açısından ücretliden sigorta primi ve katkı payı konusunda daha önce yapılan uygulamalarla ilgili olarak yazılı bilgi alınması gerekir.

3 Ağustos 2012 Cuma

Yolcu Beraberinde Veya Bavul Ticareti Kapsamında İhracat İstisnası (11/B)


    

1. Genel Açıklama


KDV Kanunun 11 inci maddesinde “Türkiye de ikamet etmeyen yolcuların satın alarak Türkiye dışına götürdükleri malların teslimi anında Katma Değer Vergisi tahsil edilir. Ancak gümrükten malın çıkışı anında fatura veya belgenin ibrazında tahsil edilen Katma Değer Vergisi iade olunur.” Amir hükmü gereğince bu iade doğuran istisna kanunda yer almıştır.

Bununla beraber iadeden faydalanacak mal ve hizmetler ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları tespit etmeye Maliye Bakanlığı yetkili kılınmıştır.
           
Maliye Bakanlığı bu yetkisini 43 nolu KDV Genel Tebliği ile yolcu beraberi eşya ihracı olarak, 61 nolu KDV Genel Tebliğ ile bavul ticareti şeklinde iki başlıkta düzenleme yaparak kullanmıştır.


2. İstisnadan Faydalanabilmek İçin Gerekli Şartlar:

2.1. İstisnadan Faydalanacak Alıcılar;
           
Gerek yolcu beraberi eşya ihracında (43 seri nolu KDV genel tebliği gereği) gerekse bavul ticareti kapsamında (61 seri nolu KDV genel tebliği gereği) mal ihracında istisnadan faydalanacak alıcılar;

* Türkiye de ikamet etmemeli,

* Satın aldıkları malları yurt dışına götürmeleri gereklidir.

Alıcıların TC vatandaşı olması halinde Yurt dışında ikamet ettiklerine dair o ülkenin resmi makamlarından almış oldukları ikamet teskeresine veya bu mahiyette belgeye sahip olmalıdırlar. Türkiye de geçici veya daimi ikametgâh verilen yabancı uyruklular istisnadan faydalanamazlar.

2.2. İstisnadan Faydalanacak Satıcılar; 

Gerek yolcu beraberi eşya ihracında (43 seri nolu KDV genel tebliği gereği) gerekse bavul ticareti kapsamında (61 seri nolu KDV genel tebliği gereği)  mal ihracında istisnadan faydalanacak satıcıların;

* KDV mükellefi olmaları,

* izin belgesi almış olmaları yeterlidir.

Ayrıca bavul ticareti kapsamında istisnadan faydalanacak satıcıların Haklarında sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlediği veya bilerek kullandığı konusunda rapor yazılmış olmaması lazımdır.

2.3. İstisnaya Konu Satılan Mallar;

Maliye bakanlığı belirleme yetkisini muhtelif genel tebliğlerde kullanarak Gerek yolcu beraberi eşya ihracında gerekse bavul ticareti kapsamında mal ihracında,

* Her türlü mal satışlarına bu istisna uygulanabilmektedir.

* Mallar satış tarihinden itibaren 3 ay içinde yurt dışına çıkarılmalıdır

2.4. İstisnada Satış Faturalarının Gümrükçe Onaylanması


Alıcıların satın alarak yurt dışına götürdükleri malların faturaları, malların yurt dışına çıkışı sırasında Gümrükte gümrük memurunca arkasına malların çıkışı tarihi yazılarak onaylanmalıdır.

3. Yolcu Beraberi Eşya İhracı İle Bavul Ticareti Kapsamında Yapılan İhracatı Birbirinden Ayıran Özellikleri:

İki istisnayı birbirinden ayıran özelliklerini daha iyi kavramak açısından tablo halinde göstermek faydalı olacaktır;


Yolcu beraberi eşya ihracında

Bavul ticaretinde

Özel fatura gerekli değildir.
Özel fatura gereklidir.
Fatura KDV'li kesilir.
Fatura KDV'siz kesilir.
Döviz alım belgesi gerekli değildir
Döviz alım belgesi gereklidir.
Mal bedeli KDV hariç 100 TL'den fazla olmalıdır.
Mal bedeli KDV hariç 680 TL'den fazla olmalıdır.
Satın alınan mallar şahsi ihtiyaçlarda sınırlı olmalıdır.
Satın alınan mallar ticari boyutta olabilir.
Gümrükte malların çıkışında gümrük memurunca arkası çıkış tarihi yazılarak onaylanan fatura satıcıya 3 ay içinde ulaştırılmalıdır.
Gümrükte malların çıkışında gümrük memurunca arkası çıkış tarihi yazılarak onaylanan fatura satıcıya 1 ay içinde ulaştırılmalıdır.
Satış faturası gümrükte alıcılar tarafından onaylatılmalıdır.
Satış faturası gümrükte alıcı, satıcı, nakliye firması tarafından onaylatılabilir.
Satışa konu mallar tüm gümrük kapısından çıkarılabilir
Satışa konu mallar sadece; İstanbul, İzmir, Antalya, Samsun, Trabzon, Edirne Artvin illerindeki kapılar ile Kırklareli Dereköy, Tekirdağ Çorlu, Iğdır, dilucu kapılarından yapılabilir.
İmalatçılarca Satıcılara ihraç kayıtlı mal teslimi yapılamaz.
İmalatçılarca satıcılara ihraç kayıtlı satış yapılabilir.(İhraç kayıtlı satış yapan imalatçılar bu satış için nakit iade talep edemezler)
Hesaplanan KDV iadeye konu edilir.
Yüklenilen KDV iadeye konu edilir.

Türkiye de ikamet etmeyenlere Özel faturalı satı (Yolcu beraberi eşya ihracı) her kapıdan yapılamamaktadır. Yolcu beraberi eşya ihracı 1997/1 sıra nolu KDV iç genelgesi, 30/12/2002 tarih ve 29646 sayılı ve 24/01/2003 tarih ve 3599 sayılı genel yazılarla Maliye Bakanlığınca belirlenmiştir.

4. İstisnalar Beyannamede Nasıl Gösterilecek Hangi Belgeler Kullanılacak?

4.1. Yolcu Beraberi Eşya İhracının Beyanı Ve İadenin Beyannamede Gösterilmesi


Yolcu beraberi eşya ihracında istisnanın gerçekleşme tarihinde istisnanın beyanı ve KDV nin iadesinin talep edilmesi gerekmektedir.

Yolcu beraberi eşya ticaretine konu satılan malın satış tarihinden itibaren 3 ay içinde gümrük kapılarından yurt dışına çıkması ve süresinde çıktığına dair satış faturasının gümrükçe çıkış tarihi yazılmak suretiyle onaylanmasına müteakip 3 ay içinde satıcıya ulaşması ve bu süreler içinde KDV nin alıcıya ödenmiş olması halinde istisna gerçekleşmiş olacaktır.

İstisnanın satışın yapıldığı tarihi kapsayan dönemde gerçekleşmesi halinde;

Satıcılar istisna kapsamında yaptıkları satışlara ait hesaplanan KDV yi satışın yapıldığı dönem beyannamesinde hesaplanan KDV olarak beyan ederken, aynı tutarı indirilecek KDV olarak da beyan edeceklerdir. Aynı zamanda iade talep etmeleri halinde ise indirim olarak beyan ettikleri hesaplanan KDV yi (alıcıya ödenen KDV yi) aynı beyannamenin 9 nolu diğer iade hakkı doğuran işlemlere ait tabloda 408 kodu ile iade edilecek KDV olarak beyan edebileceklerdir.

Satışın yapıldığı tarihi kapsayan dönem KDV beyanname verme süresine kadar istisna gerçekleşmezse;

Hesaplanan KDV, Satış faturasının ait olduğu dönem KDV beyannamesinde hesaplanan KDV olarak beyan edilecektir. Daha sonra gümrükten onaylı faturanın kendilerine intikal ettiği tarihi kapsayan dönem KDV beyannamesinde de, indirilecek KDV olarak beyan edilecektir. Aynı zamanda iade talep edilmesi halinde de aynı beyannamenin 9 nolu diğer iade hakkı doğuran işlemlere ait tabloda 408 kodu ile iadesi gereken KDV olarak beyan edeceklerdir.

4.2. Bavul Ticareti Kapsamında Yapılan İhracatın Beyanı Ve İadenin Beyannamede Gösterilmesi


İstisnanın gerçekleşme tarihine göre iade işlemi farklılık arzetmektedir.

Bavul ticaretine konu satılan malın satış tarihinden itibaren 3 ay içinde belirlenen gümrük kapılarından malın yurt dışına çıkması ve süresinde çıktığına dair satış faturasının gümrükçe çıkış tarihi yazılmak suretiyle onaylanmasına müteakip 1 ay içinde satıcıya ulaşması ve fatura bedeli dövizin bozdurularak DAB nin alınması halinde istisna gerçekleşmiş olacaktır.

Bavul ticaretinde istisna şartları satışın beyan edileceği dönemde gerçekleşmişse; (Yani Döviz Alım Belgesi Satışın yapıldığı tarihi kapsayan KDV döneminin beyanname verme süresi içinde temin edilmişse)

Satışın yapıldığı tarihi kapsayan dönem beyannamesine satış şırasında hesaplamadıkları KDV yi hesaplayarak, hesaplanan KDV olarak beyan ederken bu KDV yi ayrıca indirilecek KDV olarak da beyan edecekler. Aynı zamanda iade talep etmeleri halinde ise aynı beyannamenin istisnalara ait bildirim kısmında da (9 nolu diğer iade doğuran işlemler tablosunda) bu mallar için yüklenilen KDV yi hesap ederek 403 kodu ile iadeye konu edebileceklerdir.

Bavul ticaretinde istisna satışın yapıldığı dönemde gerçekleşmemişse; (yani satışın yapıldığı tarihi kapsayan KDV döneminin beyanname verme süresi içinde döviz alım belgesi temin edilemeyen ve gümrükte onaylanmış Özel Faturası intikal etmeyenler)

Bu satışlara ait bedeller, satışın yapıldığı dönem beyannamesinde satış sırasında hesaplanmayan KDV hesaplanarak hesaplanan KDV olarak beyan edilecektir.

Bu satışlara ait Özel Faturanın, yasal süreler ve esaslar çerçevesinde gümrükte onaylatılıp, satıcıya intikal etmesi halinde istisna uygulanacağından. Bu şartlara haiz faturanın satıcıya intikal ettiği dönem beyannamesinde daha önce hesaplanarak beyan edilen KDV indirilecek KDV olarak beyan edilecektir.

Unutulmaması gereken bir hususta Dönem beyannamesine bu kapsamdaki satışlara ait onaylı Özel Faturaların gösterildiği bir liste eklenecektir. Listenin ise şirket veya firma yetkilisince onaylanması gerekmektedir.

Bavul Ticaretinde özellik arzeden hususlardan biri de ihraç kayıtlı olarak mal satın alabilmeleridir, Başka bir deyişle imalatçılar bavul ticareti kapsamında satış yapan satıcılara ihraç kayıtlı satış yapabilirler. Ancak bu ihraç kayıtlı satış nedeniyle imalatçılara nakit KDV iadesi yapılamaz bu durumda sadece mahsuben iade söz konusudur

4.3. Yolcu Beraberi Eşya İhracında İade Veya Mahsup Dosyasına Eklenecek Belgeler ; 

* Gümrükçe onaylı satış faturası veya fatura/çek aslı veya fotokopisi

* İhracatın gerçekleştiği döneme ilişkin indirilecek KDV listesi ile ihraç edilen malın bünyesine giren verginin hesaplanışını gösteren yüklenilen KDV listesi

* İadenin yetki belgeli aracı firma tarafından yapılması halinde bu firmanın gönderdiği icmallerin fotokopisi

4.4. Bavul Ticaretinde İade Veya Mahsup Dosyasına Eklenecek Belgeler


* Gümrükçe onaylı satış faturası aslı veya fotokopisi

* İadenin talep edildiği döneme ilişkin indirilecek KDV listesi ile ihraç edilen malın bünyesine giren verginin hesaplanışını gösteren yüklenilen KDV listesi

* Döviz alım belgesi (Bankalardan veya özel finans kurumlarından temin edilecek)aslı veya banka veya özel finans kurumlarınca onaylanmış fotokopisi ya da dövizin yurt dışından geldiğini gösteren bankadan alınmış belge.

İndirilecek KDV listesinde; Satıcının adı soyadı veya unvanına göre alfabetik sırada veya alış tutarlarına göre, fatura ve benzeri belgenin tarihi numarası, Satıcının adı-soyadı unvanı, bağlı olduğu vergi dairesi, vergi kimlik numarası, mal veya hizmetin cinsi, miktarı, bedeli ve hesaplanan KDV si tutarına yer verilmesi zorunluluktur.

Ayrıca listenin her sayfasında “ Listelerde yer alan bilgilerin doğruluğunu taahhüt ve herhangi bir yanlışlık olduğunun tespitinde uygulanacak müeyyideleri kabul ederim” şerhi konulacak ve firma yetkililerince imzalanacaktır.

İade işlemlerine hız kazandırılması, KDV iade işlemleri açısından asgarî bir standart getirilmesi ve uygulama birliğinin sağlanması amacıyla Gelir idaresi Başkanlığınca bugün yayımlanan 53 nolu sirkü gereği;

KDV mükellefleri Ocak/2010 vergilendirme döneminden itibaren

KDV Kanununun;

(8/2) maddesi uyarınca fazla ve yersiz ödenen vergilerden,

(9/1) maddesi ile Bakanlığımıza tanınan yetki kapsamında getirilen sorumluluk uygulamalarından,

(29/2) maddesi uyarınca indirimli orana tabi işlemlerden,

32 inci maddesine göre (Tam istisnalar yani ihracat istisnası, ihraç kayıtlı satışlar, uluslar arası taşımacılık, diplomatik istisnalar vb.) de bu maddede sayılan istisna kapsamındaki işlemlerden

Kaynaklanan KDV iade taleplerinde;

·         İndirilecek KDV listesi

·         Yüklenilen KDV listesi

·         Satış faturaları listesi

İle iade için ibrazı istenilen durumlarda

·         Gümrük (çıkış) beyannamesi listesi ni

Elektronik ortamda göndereceklerdir.

KDV mükelleflerinin tamamı yukarıda belirtilen iade taleplerini bu uygulama kapsamında yapacaklardır.
Listeler hazırlanırken,

1      Söz konusu listelere, fatura düzenleme limitinin altında kalsa dahi her bir belge kaydedilecektir.

2      Aynı mükelleften yapılan alımlar belge bazında bu listelere ayrı ayrı girilecektir.

3.     İade talebine ilişkin olarak ibrazı gereken ve bu listelerin dışında kalan diğer belgelerin önceden olduğu  gibi vergi dairesine intikal ettirilmesi gerekmektedir.

4.     Elektronik ortamda alınan indirilecek ve yüklenilen KDV listeleri ile satış faturaları listesinin ve iade için ibrazı istenilen durumlarda gümrük (çıkış) beyannamesi listesinin ayrıca kâğıt ortamında verilmesine gerek bulunmamaktadır.

5.     Bu mükelleflerin iade taleplerinin, iade için aranılan diğer tüm belgelerin vergi dairesine ibraz edildiği tarih itibarıyla geçerlilik kazanacağı tabiidir.

6.     Vergi daireleri, mükelleflerin iade taleplerini iade için gerekli belgelerin tümü ve elektronik ortamda alınacak, sistem tarafından üretilecek KDV İadesi Kontrol Raporu çerçevesinde değerlendirerek ilgili KDV Genel Tebliğlerinde belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde sonuçlandıracaktır.

7.     Bu listelerin doldurulmasında uyulacak kurallara internet vergi dairesinden ulaşılması mümkündür.

5. Yolcu Beraberi Eşya İhracında Alıcılara Ödedikleri Kdv Nasıl İade Edilecektir?

Bu uygulamada satıcılarca Türkiye de ikamet etmeyen alıcılara mal satılırken KDV nin hesaplanması ve alıcılardan tahsil edilmesi esas olduğu için, alıcılar bu ödedikleri KDV yi çeşitli şekillerde iade alabilmektedirler. Bu yöntemleri sıralayacak olursak.

Yolcu beraberi eşya ihracında Vergini alıcıya iade edilmesi işlemi ise 43 seri nolu KDV genel tebliği gereğince Alıcılar malın satışı sırasında kendilerinden tahsil edilen vergiyi aşağıdaki şekillerde geri alabileceklerdir.
 
 İadenin gümrükten çıkarken alınması

Satıcıların iade için çek verdikleri hallerde, çekte yazılı tutar çeki düzenleyen bankanın gümrükteki şubesinden alınabilecektir. Çeki düzenleyen bankanın gümrükte şubesinin bulunmaması halinde çek tutarı, bankacılık ve kambiyo mevzuatı gereğince gümrükteki herhangi bir banka şubesinden de tahsil edilebilecektir. Usulüne uygun olarak düzenlenmiş çek gümrük memuruna onaylatıldıktan sonra gümrükteki banka şubesine verilecektir. Onaylı çeki alan banka görevlisi onaylı faturayı gördükten sonra çekte yazılı tutan alıcıya döviz cinsinden nakden ödeyecektir. Banka şubesi bir ay içinde yaptığı ödemeleri, izleyen ayın 10. günü mesai saati sonuna kadar satıcılara bir dekont ile bildirecek, bu dekontta her çekin tarih ve numarası, faturanın tarih ve numarası ile ödeme tutarı yer alacaktır.

 İadenin gümrük çıkışından sonra alınması

İadenin gümrük çıkışında ödenmesinin mümkün olmaması veya alınmak istenmemesi halinde, alıcı malın çıktığını gösteren onaylı belgeleri çıkış tarihinden itibaren 1 ay içinde satıcıya gönderecek, satıcı iade tutarını, belgeleri aldıktan sonra en geç 10 gün içinde alıcının banka hesabına veya adresine havale edecektir. Alıcı malın yurt dışına çıktığını göstermek üzere satıcıya fotokopi olmayan onaylı fatura nüshasını, çek düzenlendiği hallerde fatura ile beraber onaylı çeki gönderecektir. İade tutarını 10 gün içinde göndermeyen satıcıların daha sonra Türkiye'de ikamet etmeyen yolculara tanınan istisna kapsamında satış yapmalarına izin verilmeyecektir.

Verginin elden iadesi

Alıcı yukarıdaki iki usulle de iadesini alamamışsa, fotokopi olmayan onaylı fatura nüshasının çıkış tarihinden itibaren 1 ay içinde satıcıya elden getirilmesi halinde satıcı tarafından iade tutarı nakden ödenebilecektir. Çek düzenlendiği hallerde fatura ile birlikte onaylı çek de satıcıya verilecektir.

 Vergini avans olarak ödenmesi

Satıcılar, istedikleri takdirde iade tutarını alıcıya satış sırasında avans olarak ödeyebileceklerdir. Ancak avans tutarı, onaylı belgelerin kendilerine gelmesinden sonra indirim konusu yapılabilecektir. Bu durumda, satış faturasına iade tutarının avans olarak ödendiğine dair şerh düşülecektir.
 
Avans olarak ödenen tutarın iade edilmiş sayılabilmesi için satın alınan malın 3 ay içinde yurt dışına çıkarılması ve onaylı faturanın çıkıştan sonra 1 ay içinde satıcıya gönderilmesi zorunludur. Bu şartların mevcut olmaması halinde avans olarak ödenen tutar iade edilmiş sayılmayacak ve indirim konusu yapılamayacaktır.

İadenin Yetki Belgesine Sahip Aracı Firmalardan Alınması:

 İadenin, Maliye Bakanlığından "Yetki Belgesi" almış aracı firmaların organizasyonu altında yapılması da mümkündür. Bu durumda, aracı firmanın anlaştığı satıcılardan satın alınan mallara ilişkin katma değer vergisi, önceki bölümlerde belirtilen sürelere bağlı olarak, aracı firmalar tarafından gümrük çıkışında veya çıkıştan sonra iade edilebilecektir. Bu iade işleminde aracı firmanın Maliye Bakanlığınca onaylanmış Belgeleri kullanılacaktır.

Bu kapsamda işlem yapmak isteyen aracı firmalar Maliye Bakanlığına bir dilekçe ile başvuracaklar, yapılacak araştırma ve inceleme sonunda "Türkiye de İkamet Etmeyen Yolculara KDV İadesi Yetki Belgesi" verilmesi uygun görülenler, anlaştıkları satıcılarla ilgili iade işlemlerini yapabileceklerdir.Yetki belgesi verilecek firmalar ve bu firmalarda aranan özellikler 51 seri nolu KDV genel tebliğinde açıklanmıştır.