14 Aralık 2011 Çarşamba

Yıl Sonunda dikkat edilmesi gereken konular


Takvim yılının biteceği şu günlerde şirketler için önemli olan bazı konuların yöneticilere hatırlatılmasında fayda olduğu düşünülmektedir.

1. Transfer fiyatlandırması açısından durumunuzu kontrol edin

Grup şirketi iseniz, Grubunuzdaki diğer şirketlerden mal ve veya hizmet alıp satıyorsanız, emsale uygun kâr etmiş olmanız gerekli. Zarardaysanız mutlaka durumunuzu iyi irdeleyin. Düzeltme imkanlarını araştırın ve yılı kapamadan yapmaya çalışın.

Eğer Geçmiş yıllara göre mukayese edildiğinde kârınız veya fiyatlarınızda değişiklikler varsa, farklı bir uygulama yapıyorsanız iktisadi gerekçeleri ile ayrıntılı bir şekilde izah edebilir olmanız gerekmektedir.

2. Yurt dışına yaptırdığınız ödemeleri stopaj ve KDV açısından kontrol edin

Yurt dışına yaptığınız ödemeler stopaja ve sorumlu sıfatıyla KDV ye tabi tutuluyorsa büyük ölçüde rahatsınız. KDV uygulamamışsanız büyük bir ihtimalle hata yapıyor olabilirsiniz.

Stopaj uygulamıyorsanız, stopaj uygulanıp uygulanmayacağı konusundan emin olmanızda fayda var.

3. Devreden KDV rakamınızı kontrol edin

Devir KDV rakamları yüksekse bir analiz yaptırıp, bu biriken rakamlar içinde iade alınabilecek tutarlar olup olmadığını kontrol ettiriniz.

4. Ciro primleri konusunda ne yapacaksınız?

2011 ile ilgili ödeyeceğiniz ciro primlerinin faturalarını 2011 tarihli olarak almaya ve en geç Aralık beyanına dahil etmeye çalışın.

Öte yandan sizin tarafınızdan düzenlenmesi gereken ciro primi faturaları için de bu durum geçerli. Siz ciro primi faturalarının izleyen yıl tarihli düzenleseniz bile bir önceki yılla ilişkili olduğu için önceki yıl geliri olarak dikkate almak zorundasınız.

5. Şüpheli alacakları kontrol ediniz

Şüpheli hale gelmiş alacaklarınızı karşılık yolu ile gider yazacaksanız yılsonuna kadar icra ya da dava yoluyla takibine başlamanız gerekiyor

Problemli hale gelmiş alacaklarınız için takibe başlamamışsanız karşılık ayırsanız bile vergi matrahından düşeme imkanınız yok bunu unutmayın.

6. Reeskont yapacaksanız alacaklarınız senetli olmak zorunda

Yıl sonunda mevcut alacaklarınızla ilgili reeskont yapabilmenin tek yolu senede bağlanmış olmasıdır.

7. Mutabakatlara dikkat

Alacaklarınız, borçlarınız ve tüm banka hesaplarınız için mutabakat yapın. Böylelikle düzenlediğiniz faturanın karşı tarafın kayıtlarına girdiğinden emin olursunuz.

Aynı zamanda size düzenlenen faturaların da kayıtlarınıza intikal edip etmediğinin bir kontrolü olur. Ayrıca Şirkette bir yolsuzluk varsa çoğu zaman mutabakat farkları bunun sinyali olabilir.

8. Fatura envanteri yaptırın

Şirketlerinizin faturaları adeta bankalardan aldığınız çek defteri gibidir. Boş da olsa dolu da olsa faturalarınıza kıymetli evrak muamelesi yapın. Bunun için de yılsonlarında bir fatura envanteri yapmakta fayda var.

9. Envanter yapın

Şirkette yılda bir yapılacak fiili kontrolü ciddiye alın. Ciddi yapılacak sayımlar ve sayım sonuçlarıyla defter ve belgelerin uyumunun kontrolü çok önemlidir. Her zaman bir şeylerin göstergesidir.

10. Kara listede misiniz?

Zaman zaman müşaviriniz vasıtasıyla vergi idaresinin kara listesinde olup olmadığını kontrol ettirmenizde fayda var.

11. Kara listedekilerle alış verişiniz var mı?

Vergi idaresinin Kara listesindeki müşterilerinizle alış veriş konusuna da çok dikkat etmek gerekiyor. Kesinlikle alınan veya satılan mallar irsaliyeli, faturalı, ödemeleri ise banka vasıtasıyla olmalı. Mümkünse bu müşterilerle çalışmamaya özen gösterilmeli.

12. Borcunuz var mı?

Yılsonunda internet vergi dairesi kayıt ve imkânını kullanarak vergi dairesindeki durumunuzu kontrol ettirin.Bunu sosyal güvenlik borçları için de yapabilirsiniz.

Unutmayın kamu borçları nedeniyle bir yönetici olarak kişisel mal varlığınızla takip edilebilirsiniz.

13. Kota tutturma çabası ile suni faturalar kesilmesine müsaade etmeyin

Birçok şirkette şu sıralar kota telaşı başladı. Bu nedenle de satış bölümleri bütçelerini/hedeflerini tutturabilmek için bayilere, tahsilât kolaylıkları da sağlayarak satış yapmaya çalışıyorlar. Oysa bu satışın en azından KDV sinin izleyen ay ödenmesi gerekiyor.

Dolayısıyla hedefleri tutturma yarışı içinde, aslında gerçek olmayan performans sergilenmiş gibi görünebilir ve bir de finansal yük oluşabilir buna dikkat edilmeli.

14. Bu yıla ilişkin tüm faturalarınızı kestiniz mi?

Uygulamada sıklıkla karşılaşılan konulardan biri de bilerek ya da bilmeyerek geç düzenlenen faturalardır.

Fatura geç düzenlediğinde alıcının hesaplarında dönem kaymasına sebep olabilir. Sıkı bir bütçeleme ve onay mantığı içinde çalışan şirketlerde izleyen yılda gelen faturalar sorun yaratabilir.

15. Bu yıla ilişkin faturalarınızı aldınız mı?

Alınacak faturaların gecikmesi halinde, izleyen yılda gelen faturanın KDV sinin indirilebilirliği sorun yaratabilir.

Bu nedenle yılı düzgün kapatabilmek, bu yıla ilişkin kârınızı doğru tespit edebilmek için tüm gider/maliyet faturalarının gelip kayıtlara intikal ettiğinden emin olun.

16. Defterleriniz yetecek mi?

Eskiden beri gelen kötü bir alışkanlıkla nedense defterler zamanında basılmaz. İhtiyaç hasıl olduğunda da bir sürü aksilik yaşanır. Boş defterler bulunamaz, basmaya kalkılır yetmez vs.

Bu çok basit konu dahi başa büyük belalar açabilir. Birçok şirket defteri sonradan basmaya kalktığında defterin yetmediğini görmüş, bunun üzerinde elindeki defterin arka yüzüne de basmak zorunda kalmıştır. Vergi idaresi de arka tarafa kaydedilen kayıtları yok sayarak cezalı işlem yapmaya kalmıştır.

Sadece basit bir önlemle, kontrol ederek, sorarak böylesi gereksiz bir sıkıntıdan kurtulabilirsiniz.

17. Yeni yıla ilişkin tüm defterler tasdik edildi mi?

Defter tasdiki kısmen ya da tamamen zaman zaman unutulabilmektedir. Muhasebenizden tasdiklerin yapılıp yapılmadığını mutlaka araştırın.

18. Vergiyi azaltmak için fatura toplamaktan kaçının

Dönem sonlarında daha da yoğunlaşan bir başka çaba da belgelenememiş giderleri belgeleyebilmek, şirket içindeki yolsuzlukları örtebilmek veya oluşan fazla kârları aşağıya çekebilmek vb. birçok gerekçeyle başlayan "sağlam fatura" arayışıdır.

Muteber olduğu iddia edilen firmalar tarafından düzenlendiği iddia edilen faturalar, faturadaki KDV tutarı ödenerek satın alınmaya çalışılıyor olabilir.  Bunlar artık eski dönem yaklaşımları. Bilin ki bu tur uygulamalar eninde sonunda ayağınıza dolanacak ve bedeli de çok ağır olacaktır.

19. Merak Projesini unutmayın

Vergi idaresi çok çeşitli yerlerde toplanan iktisadi verilere elektronik ortamda erişebiliyor. Aşağı yukarı tüm beyanlar, bildirimler ve ekleri elektronik ortamda alınıyor. Bu verilerin birbirleriyle çapraz kontrolleri yapılıyor. Çok sayıda noktadan gelen veriler ve beyanlar elektronik olarak gözden geçirilip sorunlu olanlar inceleme için seçilmeye başlandı. Bu nedenle gerçek faaliyet ile belgeler kesinlikle uyumlu olmalı aksi halde incelemeden kaçmak imkansız hale geldi.

20. İnceleme oranı yanılgısı

Önceleri Türkiye'de vergi incelemesine seçim, kısıtlı sayıda veriye dayanarak yapılıyordu.

Şimdi özellikle büyük firmalar (şehirde, sektörde, Türkiye genelinde, ciro, karlılık, çalışan sayısı, devreden KDV tutarı gibi 914 ayrı kriterden MERAK projesi sayesinde analiz edilip riskler belirlenerek) sürekli denetime tabi tutulmaya çalışılıyor.

21. Yeni TTK hükümleri ve IFRS

2012 yılında yeni TTK hükümlerinden bazıları uygulamaya geçecek şirketinizi ve yapılanmanızı kontrol edin.

IFRS, Uluslararası Muhasebe Standartları'nın İngilizce kısaltması. Mecliste epeydir bekleyen yeni Ticaret Kanunu yasalaşırsa şirketlerinizde büyük bir değişim yaşanacak. Muhasebe standartları değişecek, raporlama ve denetim tamamen değişecek. Artık bu konuyu da gündeme almanız gerekiyor.

İşlerinizi büyüttüyseniz, Türkiye size dar geliyor, büyük ölçekli kredi almayı, yabancılara hisse satmayı, ortak almayı düşünüyorsanız gerekli hazırlıklarınızı yapın. Yeni kanun tasarısı bunun için de bir fırsat olabilir.

22. Yıllık değerlendirme toplantısı

Uygulamada en çok rastlanan eksikliklerden biri, şirketlerin kendi müşavir ve avukatlarını yeterince iyi değerlendirememesi. Lütfen avukatlarınızı ve müşavirlerinizi yaptığınız tüm işlerde, baştan itibaren işin içinde tutun. Yılsonlarında yıllık bir değerlendirme toplantısı yaparak şirketin sorunları ve konuları üzerinden beraberce gitmek faydalı olacaktır.

23. Yabancı şirketlerin mümessili olanlar

Son yıllarda vergi incelemelerinde Türkiye'de mümessili bulunan yabancı firmaların, Türkiye'den elde ettikleri gelirleri Türkiye'de vergilenmeye dönük eleştiriler yapılmaya başlandı.

Mümessilin, yurtdışındaki firmanın daimi temsilcisi olduğu iddia edilerek vergileme yapılmaya çalışılıyor. Tabi yabancı şirket adına yapılan tarhiyat ilk etapta Türkiye'deki mümessilden isteniyor.

24. KDV iadelerinde yaşanan sorunlar

KDV iadesi alıyorsanız zaten gün be gün sorunları yaşıyorsunuzdur. Özellikle mahsuplar uzun süre yapılmayıp, daha sonra problemler çıkarılabilmektedir.

En azından yılsonlarında mahsuplara ilişkin olarak vergi dairelerindeki durumu gözden geçirmekte, teminat verilmişse en son hangilerinin geri alındığını, ne kadarlık teminatın ne zamandan beri vergi dairesinde kalıyor olduğunu kontrol edin.

25. Ortakların yaptıkları şahsi giderleri (KKEG) yazmak da yetmeyebilir

Genel olarak yapılan bir hata, Ortakların bazı harcamaların Kanunen kabul edilmeyen gider (KKEG) yazılmasının vergi ile ilgili sorunları çözeceğinin düşünülmesidir.

KKEG kaydetseniz ve üzerinden kurumlar vergisi ödeseniz bile, şayet örn. bu gider ortakla ilgili bir giderse ortağa dağıtılmış kazanç olarak kabul edilip kar payı stopajına da tabi tutulması gerektiği ileri sürülebilecektir.

26. Bir şey satın alıyorsanız dikkat

Alacağınız gayrimenkuller için detaylı dosyalar oluşturun. Ödemelerinizi banka üzerinden yapın. Ayrıca resmi evraklarda da gerçek bedeli gösterin. Aksi halde para vererek aldığınız arsayı/binayı kaybetmek zorunda kalabilirsiniz.

27. Sermaye ihtiyacınız varsa artırın

Değerli okurlar biliyorsunuz 2011 dönem sonu öz varlık rakamı 2012 yılı örtülü sermaye hesabında esas alınacak. Diğer bir deyişle ilişkili şirketlerden 2011 dönem sonu öz varlık tutarının üç katına kadar olan borçlanmaların kur farkı ve faizini gider olarak dikkate alma açısından sorun çıkmayacak. 

Şayet ilişkili şirketlerden kredi kullanıyorsanız ve öz varlık rakamınız 2011 sonu itibariyle azalmışsa acilen sermayeyi artırmak suretiyle öz varlık rakamını artırabilirsiniz ki kur farkı ve faizi gider olarak dikkate alma konusunda sorun yasamayasınız. 

28. Ortağa borcunuz varsa ödeyin

Yeni Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümleri önümüzdeki temmuz ayında yürürlüğe girecek. Yeni TTK ortakların şirketten alacakları borçla ilgili kısıtlamalar getirdiği gibi, şirketin borca batık olduğu durumlarda ortağa olan borcu sermaye gibi görüyor ve üçüncü kişilere olan borçlar ödendikten sonra son sırada ödenebileceğini ön görüyor. Ayrıca, şayet şirketten alacaklı olan üçüncü kişiler alacaklarını tahsil edemezlerse bir yıl geriye doğru ortağa ödenen borçlar dahi geri çağrılabiliyor.

29. Kâr dağıtımı konusuna dikkat

Değerli okurlar yeni TTK ile birlikte 2013 den itibaren muhasebe standartları Uluslararası Muhasebe Standartları oluyor. Şu an bilançoda görülen karlar yeni esaslara göre oluşturulacak bilançolarda aynı tutarda kalmayabilir. Bu nedenle 2011 dahil biriken karlarınızı 2012 yılında dağıtmayı değerlendirmenizde fayda olabilir.

30. Karlılığınız yetersizse düzeltin

İlişkili şirketlerle mal ve hizmet alımları nedeniyle oluşan kar emsale uygun mu değil mi izleyin, irdeleyin. Şayet yetersizse ilişkili şirketlerden satın aldığınız mal ve hizmetlerle ilgili düzeltme yapmanız gerekebilir. Yurt içindeki bir firma ise KDV li fatura düzenlemek gerekecektir.

Yurt dışındaki firma ise alacaklandırma notu (credit note) alınabilir. Mali İdare yakın zamana kadar veregeldiği yazılı görüşlerde bu tür belgeler için KDV uygulanmasına gerek yoktur diyordu. Ancak son zamanlarda yapılan incelemelerde bu konu eleştirilmeye başlandı. Katılmıyor olmakla beraber bu riskin de bilinmesinde yarar görüyoruz.

31. %05 den sorunsuz yararlanmak istiyorsanız

Yurt dışından elde ettiğiniz ihracat ve taşıma gelirlerinizin %05 ine kadar, bu işlemlerinizle ilgili belgesiz giderlerinizi matrahtan indirebilirsiniz. Yargı kararlarına göre %05 ler beyannamede doğrudan indirim olarak dikkate alınabilir. Ancak bakanlık aksi görüşte. Belgesiz harcamanın fiilen yapılmasını arıyor. Sorun yasamadan bu imkandan yararlanmak istiyorsanız yıl sonuna kadar %05 tutarının işletme dışına çıkarılmış olması gerektiği hususunu hatırlatmak isterim.

32. Boş şirketleri tasfiye edin

Yeni TTK ile şirketlerin yasal zorunluluklara uyum maliyetleri artacak görünüyor. Bu nedenle işlevsiz şirketleri tasfiye etmeye biran önce başlamakta fayda var.

33. KDV açısından yıl sonunun önemi

33.1. Usul Hükümlerine Uyum

Katma Değer Vergisi Kanunu’nda usul hükümlerine uymamanın sonucu cezaya tabi olmaktan çok bazı haklardan yararlanılmamasına sebep olmaktadır. Bu nedenle her şeyden önce işlemlerin yasalarda belirtilen şekil şartlarına uyması önem arz etmektedir. Örneğin satış faturalarımızda KDV oranının gösterilmesi ve tutarının ayrıca yazılmış olması gerekmektedir. Mal ve hizmet alımlarımız karşılığında düzenlenen belgelerde aynı kurala uyulup uyulmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.

Belgelerde yer alan KDV tutarlarının kayıtlara doğru alınıp alınmadığı hususu da bir diğer önemli konudur. Tek düzen hesap planında yer alan 191 ve 391 hesaplarının kullanılması şarttır. Keza devreden KDV tutarı her dönem için ayrı ayrı görülebilecek şekilde kayıtlarda yer alması gerekmektedir.

Defterlerin tasdiklerinin tamam olması ve defterlerin basılmış olması hususuna da usul açısından ayrıca dikkate edilmesi gerekmektedir.

33.2. Yapılan Giderlerin KDV Açısından Değerlendirilmesi

a) KKEG

Kurumlar Vergisi Kanunu’na göre gider olarak değerlendirilmeyen tutarlar kayıtlara alınırken genellikle kanunen kabul edilmeyen gider olarak değerlendirilmektedir. Söz konusu tutarların içerisindeki KDV’nin de ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir.

b) Bağış ve yardımlar

Gelir Vergisi Kanunu’nun 89. maddesinde bedelsiz verilen ayni ve nakdi değerlerin gider yazılması hususu düzenlenmiştir.

Bununla bağlantılı olarak Katma Değer Vergisi Kanununun 17. maddesinde “Sosyal Amaç Taşıyan İstisnalar” başlığı altında bir düzenleme daha yapılmış ve tanımlanan bağış ve yardımlar kısmi istisna olarak belirtilmiştir. KDV Kanununun 30’uncu maddesine istinaden kısmi istisna halinde Yüklenilen KDV, İndirilecek KDV’den çıkartılarak gider yazılması gerekmektedir.

Bu durumda, ayni yardım olarak verilen mal ve hizmet alımı için yapılan giderlerin KDV’si gider yazılacaktır.
Bu konuda düzenlenmiş bulunan Gelir Vergisi Kanunu’nun 89. maddesinde belirtilen oranlara dikkat edilmesi ve gider yazılacak KDV tutarının tespit edilmesi gerekmektedir.

Her türlü yardım ve bağışın, dönemi içerisinde KKEG olarak kayıtlara alınmış olması gerekmektedir. Yılsonu değerlendirmede KKEG olarak kayıt edilen yardım ve bağışlar gider olarak dikkate alınabilmektedir. Bunun içerisinde KDV’nin de olduğu dikkate alınmalıdır.

c) İmha edilen mallar

113 seri no’lu KDV Genel Tebliğinde, KDV Kanunu’nun 30/c maddesinde; deprem sel ve Maliye Bakanlığı’nın yangın sebebiyle mücbir sebep ilan ettiği yerlerdeki yangın sonucu zayi olanlar hariç olmak üzere, zayi olan mallara ait KDV’nin indirim konusu yapılamayacağı hükme bağlanmıştır. 

Dönem sonlarında imha edilen mallar ile ilgili düzeltmenin yapılıp yapılmadığına bakılması gerekmektedir. İmha edilen mal mevcut ise ve düzeltmesi de yapılmamış ise bu konuda mutlaka değerlendirme yapılması gerekmektedir.

Bu çerçevede, zayi olan mallara ait yüklenilen ve daha önce indirim konusu yapılan KDV’nin, imha tarihini kapsayan vergilendirme dönemine ait 1 No’lu KDV beyannamesinin “İlave Edilecek KDV” satırına dahil edilmek suretiyle indirim hesaplarından çıkartılması gerekmektedir.

Bu konunun aksine hareket etmek isteyen firmaların beyannamelerini ihtirazı kayıtla vererek konuyu davaya taşıma ihtimalini değerlendirmeleri gerekmektedir.

d) Fireler

Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan 23.06.2010 KDV-57 / 2010 -5 sayılı Sirküler’de, mallarda değer kaybının ve yüklenilen KDV’nin indirim hakkının üçlü bir ayrım çerçevesinde (zayi olma, kısmi değer düşüklüğü ve fire) değerlendirildiği görülmektedir.

Fire, bir malın imalat sürecinde veya tüketiciye arzına kadar kendi doğal akışı içinde uğradığı fiziksel kayıp olarak tanımlanmaktadır.

İmalat sırasında veya sonrasında meydana gelen firelerin zayi olan mal kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır. Bu durumda, daha önce indirim konusu yapılan KDV’nin de düzeltilmesine gerek bulunmamaktadır.

Ancak, yasal düzenleme veya ilgili mesleki kuruluşlar tarafından belirlenen fire miktarını aşan kayıplara ilişkin giderlerin, Gelir veya Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indiriminin kabul edilmemesi halinde, bu giderler dolayısıyla yüklenilen KDV’nin de indirim konusu yapılması mümkün bulunmamakta ve düzeltilmesi gerekmektedir.

Bu konunun aksine hareket etmek isteyen firmaların beyannamelerini ihtirazı kayıtla vererek konuyu davaya taşıma ihtimalini değerlendirmeleri gerekmektedir.

e) Hurda satışları

KDV Kanununu 17-4-g maddesinde “metal, plastik, lastik, kauçuk, kâğıt, cam hurda ve atıklarının tesliminin” KDV’den istisna tutulduğu belirtilmiştir. Söz konusu ürün gruplarının içeriği ilgili tebliğler ile açıklanmıştır.

KDV Kanunu’nun 30/a maddesine göre vergiden istisna edilmiş olan malların teslimi ile ilgili alış vesikalarında gösterilen ve maliyet içinde yer alan KDV indirim konusu yapılamaz. İstisna teslimin gerçekleştiği dönemde KDV’nin düzeltilmesi gerekmektedir.

KDV Kanunu’nun 18’inci maddesi kapsamında istisnadan vazgeçilmesi durumunda ise tevkifat yapılması gerekmektedir.

f) Çalınan veya kaybolan mallar

Çalınan/kaybolan malların KDV Kanunu’nun 30/c maddesi kapsamında zayi olan mal olarak değerlendirilmesi gerektiğinden, çalınan/kaybolan mallar nedeniyle yüklenilen KDV’lerin indirim konusu yapılmaması, indirilmiş ise ilgili dönemde hesaplanan KDV’ye ilave edilmek suretiyle düzeltilmesi gerekmektedir. 

KDV Kanunu’nun 30/d maddesinde, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunları’na göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen KDV’nin indirilemeyeceği hükme bağlanmıştır.

g) İthal Ürünler İle İlgili Gelen Fiyat Farklarında KDV

İthal ürünler ile ilgili olarak yılsonlarında gelen fiyat farkı faturalarında KDV ve gümrük vergisinin irdelenmesi gerekmektedir.

33.3.  Defter Kayıtlarının Doğruluğu

a) İhraç Kayıtlı teslimler İle İlgili KDV

3065 sayılı KDV Kanunu’nun 11. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde gerekli düzenleme yapılmış ve İhraç Kaydıyla Satışlarda teslim tarihini takip eden aybaşından itibaren 3 ay içerisinde ihracatın yapılması ile KDV istisnasından faydalanacağı hükme bağlanmıştır. İhracatçılara mal teslim eden imalatçılara iade edilmesi gereken KDV, ihracat işlemlerinin tamamlanmasından sonra mümkün olmaktadır

Söz konusu teslimler ile ilgili muhasebe kaydının ve takibinin düzenli olarak yapılması gerekmektedir. 192 hesap ile 392 hesabın karşılıklı çalıştırılması, tecil-terkin işleminin zamanında yapılması, iade alınması durumunda hesapların düzeltilmesi gerekmektedir.

b) Devreden KDV

Yıl sonunda;

a. KDV hesaplarının kapanmış olduğunu,

b. Devreden KDV tutarının KDV beyannamesi ile uyumlu olduğunu

tespit ettikten sonra Devreden KDV ile ilgili olarak, yıl başındaki Devreden KDV ile yıl sonundaki Devreden KDV arasındaki farkın artması durumunda nedeninin mutlaka araştırılması gerekmektedir.

Devreden KDV’si bulunan firmaların istisnalı işlemleri var ise ve de KDV iade almamışlar ise iade almaları hususu değerlendirilmelidir. Eğer ki alınan iadenin düşüklüğünden şüpheleniliyorsa, bu konunun da araştırılması gerekmektedir.

c) Henüz Ulaşmamış Faturalarda

Katma değer vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin üçüncü fıkrası gereği, indirim hakkının, vergiyi doğuran olayın meydana geldiği takvim yılı ile sınırlı olduğu unutulmamalıdır.

Bu çerçevede, ilgili faturanın bir sonraki yıl defterlerine yazılması halinde indirim konusu yapılamayacağına dikkat edilmelidir.

d) Sorumlu Sıfatı İle KDV

Dönem sonunda işlemlerin kontrolünde tevkifatın doğru hizmetler ile ilgili olarak doğru şirketlere yönelik yapılıp yapılmadığının kontrol edilmesi gerekmektedir. Alt taşeronlara yaptırılan yapım işlerinde de tevkifat yapılacağı unutulmamalıdır.

Tevkifatlı fatura düzenlenmiş ise bunların KDV beyannamesinde beyan edilip edilmediği, beyan edilmiş ise beyanın doğruluğu kontrol edilmelidir.

Yılsonu değerlendirmelerinde 2 No’lu KDV beyannamelerinin zamanında ve düzgün şekilde verildiğinin kontrol edilmesi gerekmektedir. 

e) İade hesabı ile KDV Beyannamesinin Uyumu

KDV Beyannamesinin;

- Tam istisna kapsamına giren işlemler, 

- Diğer iade hakkı doğuran işlemler, 

- İhraç kayıtlı teslimler 

bölümlerinde yer alan istisnalara ilişkin “İadeye Konu olan KDV/Yüklenilen KDV” rakamlarının; şirketin defter kayıt ve belgelerine istinaden hesaplanan iade rakamları ile uyumluluğu kontrol edilmelidir.

Tenzil ettirilen tutarlarla ilgili düzeltmeler yapılmalıdır.





33.4. Diğer Konular

a) Ciro Primlerinde KDV 

Sonradan düzenlenmiş bulunan ciro primi, vade farkı, kur farkı, faiz ve primler ile ilgili faturalara dikkat edilmesi gerekmektedir. Bu faturalarda yer alan KDV, indirim ve iade açısından ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

b) Şüpheli Alacakların İçerisindeki KDV

Katma değer vergisinden kaynaklanan bir alacak için karşılık ayrılması düşünülüyorsa, Vergi usul Kanunu’nun 323. maddesinde yer alan koşullar ve başta katma değer vergisi beyannamelerinde beyan edilmesi olmak üzere 334 seri no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde yapılan açıklamalar çerçevesinde konunun değerlendirilmesi gerekmektedir.

c) Gider Yansıtması 

Yapılan giderin aynen yansıtılması veya daha yüksek bir tutarda yansıtılması durumunda, bu işlemlerin KDV uygulaması açısından değerlendirilmesi gerekmektedir.


Elektronik defter


213 sayılı Vergi Usul Kanununun 5766 sayılı Kanunun 17 inci maddesi ile değişen mükerrer 242 inci maddesinin 2 numaralı fıkrası, mükerrer 257 inci maddesi, ve 175 inci maddesindeki yetkilere istinaden, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerin elektronik ortamda oluşturulması, kaydedilmesi, muhafazası ve ibrazına ilişkin usul ve esasların belirlendiği 1 seri nolu Elektronik defter Genel tebliği 13.12.2011 tarih ve 28141 sayılı resmi gazetede yayımlandı.

Söz konusu genel tebliğ gereği;

Defterlerini elektronik ortamda oluşturmak, kaydetmek, muhafaza ve ibraz etmek isteyen gerçek ve tüzel kişi mükelleflerin aşağıda yer alan şartları taşımaları gerekmektedir.

a) Gerçek kişi mükelleflerin 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümleri çerçevesinde üretilen nitelikli elektronik sertifikaya sahip olmaları,

b) Tüzel kişi mükelleflerin 397 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde yer alan belirlemeler çerçevesinde elektronik fatura uygulamasından yararlanma iznine sahip olması ve bu çerçevede Mali Mühür temin etmiş olması, 

c) Elektronik defter tutulması, kaydedilmesi, onaylanması, saklanması ve ibrazında kullanılacak yazılımın uyumluluk onayı almış bir yazılım olması.

Yukarıda yer alan şartları taşıyanlardan, söz konusu Tebliğ kapsamında elektronik defter oluşturmak, kaydetmek, muhafaza ve ibraz etmek isteyenler, aşağıda yer alan bilgi ve belgeler ile www.edefter.gov.tr internet sitesinde belirtilen Başkanlık veya Genel Müdürlük adresine yazılı olarak başvuruda bulunacaktır. Gerek görülmesi halinde aşağıdakilere ilaveten teknik bilgi ve belge talebinde bulunulabilir.

1) www.edefter.gov.tr internet adresinde yer alan “Elektronik Defter Uygulaması Başvuru Formu ve Taahhütnamesi”nin imzalı aslı,

2) Tüzel kişiler için başvuru formunu imzalayan kişi veya kişilerin yetkili olduğunu gösteren şirket imza sirkülerinin noter tasdikli örneği (397 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğine göre e-fatura uygulamasından yararlanmaya başlayan ve imza sirkülerinde herhangi bir değişiklik bulunmayan mükellefler için bu şart aranmayacaktır.), 

3) Elektronik defterlerin oluşturulması sırasında, bu konuda uyumluluk onayı alınmış bir yazılımın kullanılması durumunda söz konusu yazılım hakkında yazılımın adı, sürüm numarası gibi mükellef kullanımına özgü bilgiler,

4) Uyumluluk onayı almamış bir yazılım kullanılmak istenmesi durumunda, söz konusu Tebliğin “3.2 Yazılımların Uyumluluk Onayı” başlıklı bölümünde belirtilen belge ve bilgiler.

Söz konusu Tebliğ kapsamında kendilerine izin verilenler, www.edefter.gov.tr internet adresinde duyurulan format ve standartlara uygun olarak ve aylık dönemler itibarıyla elektronik defterlerini oluşturmaya ve saklamaya başlayacaklardır. Defterlerini elektronik defter biçiminde tutmaya başlayanlar, söz konusu defterlerini kâğıt ortamında tutamazlar.

·         Elektronik defter tutma sürecinde hesap döneminin ilk ayının beratının alınması açılış onayı, son ayının beratının alınması ise kapanış onayı yerine geçer.

Uygulamadan yararlananlar, aylık dönemler itibarıyla oluşturdukları elektronik defterler için, aşağıda yer alan adımları izleyerek berat almak ve bunları istenildiğinde ibraz etmek üzere muhafaza etmek zorundadırlar.

·         Gerçek kişiler elektronik defterlerini, ilgili olduğu ayı takip eden ayın son gününe kadar (Aralık ayına ilişkin defterler gelir vergisi beyannamesinin verilme süresinin sonuna kadar) kendilerine ait güvenli elektronik imza ile imzalar.

·         Tüzel kişiler elektronik defterlerini, ilgili olduğu ayı takip eden ayın son gününe kadar (Hesap döneminin son ayına ait defterler kurumlar vergisi beyannamesinin verilme süresi sonuna kadar) kendilerine ait mali mühür ile onaylar.

·         İmzalı veya mühürlü defterler için berat dosyaları oluşturulur ve bu dosyalar Elektronik Defter Uygulaması aracılığı ile Başkanlığın onayına sunulur.

·         Başkanlık mali mührünü de içeren beratlar elektronik defter tutanlar tarafından indirilerek istenildiğinde ibraz edilmek üzere ilgili olduğu elektronik defterler ile birlikte muhafaza edilir.

Aylık dönem, sadece onaya sunulan ayın defter kayıtlarını ifade etmekte olup, önceki aylara ait kayıtları içermez. Ancak, hesap dönemi veya takvim yılı içinde, defterlerini elektronik ortamda oluşturmaya başlayanlar, izleyen ilk ayda oluşturacakları elektronik defterlerde, ilgili hesap döneminin başından içinde bulundukları döneme kadar gerçekleştirilen tüm kayıtlara yer vereceklerdir. Ayrıca elektronik defter tutmaya başladıkları tarih itibarıyla eski defterlerine kapanış tasdiki yaptıracaklardır.

Yukarıda sayılan adımların neticesinde oluşturulan elektronik defterler, Başkanlık tarafından onaylanan beratları ile birlikte Vergi Usul Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu kapsamında geçerli kanuni defter olarak kabul edilecektir. 

Başkanlık tarafından gerçekleştirilen berat verme işlemi, ilgili defterlerde yer alan kayıtların içerik ve gerçeğe uygunluk denetimi anlamına gelmemekte ve herhangi bir vergi incelemesini veya diğer incelemeleri ifade etmemektedir.  

Herhangi bir kesinti veya sistem arızası nedeni ile beratların Başkanlık tarafından onaylanması işleminin gerçekleştirilememesi durumunda söz konusu beratlar, güvenli elektronik imza (gerçek kişiler için) veya mali mühür (tüzel kişiler için) ile zaman damgalı olarak imzalanacak veya onaylanacaktır. Bu kapsamda kullanılacak olan zaman damgaları TÜBİTAK-UEKAE’den temin edilecektir. Beratların, Başkanlığa sunumunu engelleyen kesinti veya arıza durumunun ortadan kalkmasını takiben ilgili beratların tekrar Başkanlık onayına sunulması işlemi gerçekleştirilecektir

·         Elektronik defterler, istenildiğinde ibraz edilmek üzere ilgili olduğu beratları ile birlikte muhafaza edilmek zorundadır.

·         Elektronik defterler ile beratlarının veri bütünlüğünün sağlanması ile kaynağının inkâr edilmezliği, güvenli elektronik imza veya mali mühür ile garanti altına alındığı için elektronik defterlerin kâğıt ortamında saklanmayacaktır

·         Defterlerini elektronik ortamında tutanlar, elektronik defterlerini ve ilgili beratlarını vergi kanunları, Türk Ticaret Kanunu ve diğer düzenlemelerde yer alan süreler dâhilinde elektronik, manyetik veya optik ortamlarda muhafaza ve istenildiğinde elektronik, manyetik veya optik araçlar vasıtasıyla eksiksiz ve okunabilir şekilde ibraz etmekle yükümlüdür.

·         Muhafaza ve ibraz yükümlülüğü, elektronik defterlerin ve beratların doğruluğuna, bütünlüğüne ve değişmezliğine ilişkin olan her türlü elektronik kayıt ve veri, (elektronik imza ve mali mühür değerleri dâhil) veri tabanı dosyası, saklama ortamı ile doğrulama ve görüntüleme araçlarının tümünü kapsamakta olup, elektronik defterlere istenildiğinde kolaylıkla erişebilmeyi, anlaşılabilir ve eksiksiz bir biçimde görüntüleyebilmeyi ve okunabilir kâğıt baskılarını üretebilmeyi sağlayacak biçimde yerine getirilmelidir.

·         Elektronik defterler ve beratların elektronik defter izni verilenlerin kendilerine ait bilgi işlem sistemlerinde muhafaza edilmesi mecburi olup, üçüncü kişiler nezdinde ya da yurt dışında muhafaza işlemi Başkanlık ve Genel Müdürlük açısından herhangi bir hüküm ifade etmemektedir. Muhafaza yükümlülüğünün Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde ve Türkiye Cumhuriyeti kanunlarının geçerli olduğu yerlerde yerine getirilmesi zorunludur.

·         Elektronik defter oluşturma izni bulunmakla birlikte, söz konusu Tebliğde belirtilen veya Tebliğ kapsamında Başkanlık ve Genel Müdürlük tarafından belirlenen usul ve esaslara uymayan ve yapılacak uyarıya rağmen gerekli tedbirleri almayanların, elektronik defter oluşturma izinleri yapılacak değerlendirme üzerine iptal edilebilir. İzinleri iptal edilenler, bir yıl süre ile Elektronik Defter Uygulamasından yararlanamazlar.

·         Elektronik defter oluşturulurken, söz konusu Tebliğde belirtilmeyen hususlarda süreler başta olmak üzere Vergi Usul Kanunu ve Türk Ticaret Kanununda yer alan hükümlere uyulması zorunludur.

·         Söz konusu Tebliğde yer alan usul ve esaslara aykırı biçimde elektronik defter oluşturan veya oluşturdukları elektronik defterleri yetkili makamların isteği üzerine ibraz etmeyenler hakkında, işledikleri fiile göre Vergi Usul Kanununun ve Türk Ticaret Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.

·         Elektronik defter tutanlar söz konusu Tebliğ çerçevesinde oluşturdukları elektronik defterlerde yer verdikleri bilgilerin gerçek duruma uygunluğunu sağlamaktan sorumlu olup, bu kapsamda Başkanlığın herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Elektronik defter beratı, elektronik defterlerin değişmezliğini ispat etmeye yönelik olup, elektronik defterlerin içeriğine yönelik bir onayı ifade etmemektedir.

·         Maliye Bakanlığı ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığı gerek görmesi halinde, söz konusu Tebliğde belirlenen esaslar ile sınırlı olmak üzere, uygulamadan yararlananların bilgi işlem sistemlerini denetleme yetkisine sahiptir. Elektronik defter tutanlar bu denetimler sırasında, gerekli her türlü imkânı (uygun donanım ve yazılımlar, terminallere ulaşım izinleri ve uzman personel gibi) sağlamak zorundadır. Bu kapsamdaki denetim yetkisi mahallinde kullanılabileceği gibi, bu süreçte uzaktan erişim yöntemlerinin kullanılması da istenilebilir.

·         Uyumluluk testini geçen yazılımların gerekli şartları sürekli olarak taşımaları için bu yazılımların üreticilerinin ve kullanıcılarının gerekli önlemleri almaları zorunludur.

·         Söz konusu Tebliğ kapsamında elektronik defter oluşturanlar, bilgi işlem sistemini oluşturan yazılım, donanım, dosya, dokümantasyon ve benzeri unsurları, hiçbir şekilde kısmen veya tamamen denetim elemanlarının veya Maliye Bakanlığı ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca görevlendirilecek personelin erişimini ve denetlemesini engelleyecek bir sözleşme veya lisansa konu edemez.

·         Elektronik defter tutanlar, elektronik defterlere ait kayıtların bozulması, silinmesi, zarar görmesi, işlem görememesi halleri ile olağanüstü durumların meydana gelmesi halinde, durumu on beş gün içinde Başkanlığa bildirmek ve kayıtları nasıl tamamlayacağına ilişkin ayrıntılı bir plan sunmak zorundadır.

·         Elektronik defter tutanlar, elektronik defterlerin oluşturulması sırasında kullandıkları bilgi işlem sisteminin sağlıklı biçimde çalışabilmesi ile ilgili yeterli güvenlik önlemlerini almakla yükümlüdür.

·         Elektronik defter tutanlar, elektronik defterlerini oluşturdukları ve muhafaza ettikleri bilgi işlem sistemlerinin haczedilmesi veya bu sistemlere yetkili mercilerce el konulması halinde, durumu en geç üç iş günü içerisinde Başkanlığa bildirmek zorundadır.


·         Elektronik defter tutanlar, kanunlarla yetkili kılınan kurum ve kişilerin talebi üzerine elektronik defterlere ait bilgilerin oluşturulması veya muhafazası sırasında kullanılan donanımların bulunduğu adres veya adreslerde inceleme ve tespit yapılabilmesi için gerekli olacak her türlü teknik ve fiziki imkânı (uygun donanım ve yazılımlar, terminallere ulaşım izinleri ve uzman personel gibi) sunmak zorundadır.

·         Önceden haber verilmek ve hazırlıklar için yeterli zaman tanınmak kaydıyla, elektronik defterlere ilişkin format ve standartlarda değişiklik yapılabileceği gibi elektronik defter oluşturma süreçleri ile veri güvenliğine ilişkin standartlara uyma zorunluluğu getirilebilir. Bu zorunluluk mükellef grupları itibarıyla farklılaştırılabilir. 

·         Elektronik defter tutanların faaliyet hacmi, teknolojik kısıtlar ve benzeri nedenlerle, başta veri bütünlüğü, kaynağın ve içeriğin garanti altına alınması olmak üzere elektronik defter oluşturulması, kaydedilmesi, onaylanması, muhafazası ve ibrazı ile ilgili olarak mali mühür veya elektronik imza yerine başka yöntemlerin kullanılmasına karar verilebileceği gibi uygulamadan yararlanmaya ilişkin özel esaslar belirlenebilir.

·         Bu Tebliğ kapsamında, www.edefter.gov.tr adresinde duyurulan defterler elektronik ortamda tutulabilir.

·         Elektronik ortamda oluşturulması, kaydedilmesi, muhafazası ve ibrazına izin verilen defterler ile bu defterlerin elektronik ortamda oluşturulmasına ilişkin standartlar, teknik kılavuzlar ve kurallar www.edefter.gov.tr adresinde duyurulur.

·         İstenilmesi halinde, elektronik defter kayıtlarına kaynak teşkil eden kayıt ve verilerin de Vergi Usul Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu kapsamında ibraz edilmesi zorunludur.

·         Gerekli görülen durumlarda, elektronik defterler ile elektronik defterlerde yer alan bilgilere ilişkin olarak belirlenecek standartlara uygun üretilecek diğer raporların ibrazı, elektronik defter tutanlara ait bilgi işlem sistem veya sistemlerine sürekli erişimin sağlanması sureti ile istenebilir. Bu kapsamda, ifade edilen erişimin sağlanması için kullanılacak yöntem ve teknolojiler ile ibraz yükümlülüğünün yerine getirilmesi ile ilgili süreçler www.edefter.gov.tr adresinde açıklanır. Elektronik defter tutanların bilgi işlem sistemine erişim ile ilgili yetki, sektörler, mükellef grupları veya faaliyet hacimleri itibarıyla kullanılabilir.

·         Elektronik defter uygulamasının altyapısı ve işleyişi göz önünde bulundurularak, ilgilisine bilgi verilmek suretiyle, uygulamadan yararlanmak isteyenlerin başvurularının cevaplanması belli bir süre ertelenebilir veya başvuruları sıraya konulabilir. Önceden haber verilmek ve hazırlıklar için yeterli zaman tanınmak kaydıyla, uygulama ile ilgili her türlü standart ile diğer teknik konularda genel veya özel değişiklikler yapılabileceği gibi uluslararası standartlara uyma zorunluluğu getirilebilir.

·         Söz konusu Tebliğde belirtilen şartları yerine getiren mükelleflerden kendisine izin verilenler 01/01/2012 tarihinden itibaren elektronik defter tutmaya başlayabilirler.

Bu Tebliğin yayım tarihi itibarıyla 361 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği yürürlükten kaldırılmıştır.