11 Mayıs 2011 Çarşamba

Alt işverenlik (Taşeronluk) işlerinde muvazaa



Uygulamada sıkça karşılaştığımız konulardan biride alt işveren uygulamasıdır. İş Kanunu'nda, alt işverenlerle ilgili ciddi önlemler ve sıkı bir düzenlemeler mevcuttur.

27.09.2008 Tarih ve 27010 Sayılı Resmi Gazete' de yayımlanan Alt İşverenlik Yönetmeliği ile asıl işveren-alt işveren ilişkisinin kurulma şartlarını, alt işverene ait işyerinin bildirimini, tescilini, alt işverenlik sözleşmesinde bulunması gereken hususları düzenlenmiştir.

Konu ile ilgili olarak Sosyal güvenlik ve iş hukuku uzmanı İbrahim Işıklının dünya gazetesinde yayınlanan makalesi faydalı olacağı düşünülerek aşağıda nakledilmiştir.

Bir işverenden, işyerinde yürütülen mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan, bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran gerçek veya tüzel kişiyi yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar alt işveren olarak adlandırılmaktadır.

Asıl işveren ile alt işveren arasında yazılı olarak yapılan sözleşmeler aşağıda belirtilen hususları ihtiva etmelidir;

a) Asıl işveren ile alt işverenin işyeri unvanı ve adresi,

b) Asıl işveren ile alt işverenin tüzel kişiliği ya da tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluş olması hâlinde işveren vekillerinin adı soyadı ve adresi,

c) İşyerinde yürütülen asıl işin ne olduğu,

ç) Alt işverene verilen işin ne olduğu,

d) Alt işverene asıl işin bir bölümü veriliyor ise; verilen işin işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektirme koşuluna ilişkin teknik açıklama,

e) Taraflarca öngörülmüş ise işin başlama ve bitiş tarihleri,

f) Alt işverenin faaliyetlerini işyerinin hangi bölümünde gerçekleştireceği,

g) Kanunun 2'nci maddesinde yer alan; asıl işverenin, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden, alt işveren ile birlikte sorumlu olacağı,

ğ) Alt işverenlik sözleşmesinin yapılmasından önce asıl işveren tarafından çalıştırılan işçilerin alt işveren tarafından işe alınması hâlinde, bu işçilerin haklarının kısıtlanamayacağı,

h) Alt işverene verilen işin taraflar açısından yürütülme esasları,

ı) Asıl işveren veya vekili ile alt işveren veya vekilinin imzası,

hususlarına yer verilir.

Alt İşverenlik Yönetmeliği'ne göre;

1) İşyerinde yürütülen mal veya hizmet üretimine ilişkin asıl işin bir bölümünde uzmanlık gerektirmeyen işlerin alt işverene verilmesi,

2) Daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile kurulan alt işverenlik ilişkisi,

3) Asıl işveren işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak hakları kısıtlanmak suretiyle çalıştırılmaya devam ettirilmesi,

4) Kamusal yükümlülüklerden kaçınmak veya işçilerin iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi yahut çalışma mevzuatından kaynaklanan haklarını kısıtlamak ya da ortadan kaldırmak gibi tarafların gerçek iradelerini gizlemeye yönelik işlemleri,

İhtiva eden sözleşmelerde muvazaa olduğu kabul edilmektedir. Asıl işin bir bölümünün işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektirmeyecek şekilde alt işverene verilmesi 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 2'nci maddesine ve buna dayanılarak çıkarılmış bulunan Alt İşverenlik Yönetmeliğine aykırı olacaktır. Bu durumda anılan madde gereğince bu işte çalışan işçiler baştan itibaren asıl işveren işçisi olarak işlem göreceklerdir.

Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin iş müfettişlerince incelenmesi sonucunda muvazaanın tespitine ilişkin gerekçeli müfettiş raporu bölge müdürlüğünce işverenlere tebliğ edilmektedir. Tebliğ tarihinden itibaren 6 işgünü içinde işverenlerce yetkili iş mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir.

Müfettiş raporuna 6 işgünü içinde itiraz edilmemiş veya mahkeme muvazaanın tespitini onamış ise tescil işlemi bölge müdürlüğünce iptal edilir ve alt işveren işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçileri sayılmaktadır.

İş müfettişinin muvazaalı işlemi tespit etmesi durumunda; itiraz süresinin geçmesi ya da mahkeme kararı ile muvazaanın onanması hâlinde asıl işveren ve alt işveren veya vekillerine 2011 yılında idari para cezası uygulanır. Bu durumun İş Müfettişi tarafından tespiti halinde 2011 yılı için hem asıl işverene hem de alt işverene 12.327.00 TL idari para cezası verilebilecektir.



9 Mayıs 2011 Pazartesi

Limited şirketlerin amme borçları


Anayasa Mahkemenin web sitesinde yer alan bilgilerden, Mahkemenin 28.04.2011 tarihli oturumunda, 5766 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun”un geçici birinci maddesinin iptaline ve kararın Resmi Gazetede yayımlanacağı güne kadar yürürlüğünün durdurulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.

Bu kararla;

6183 sayılı kanunda değişiklik yapan 5766 sayılı Kanununla limited şirketlerin ortakları ve tüzel kişilerin sorumluluğuna ilişkin düzenlemeler yapılmış söz konusu düzenleme ile 

Limited şirketlerde;

·         Ortakların paylarını devretmeleri halinde, devreden ve devir alan ortakların, devir öncesine ilişkin kamu borçlarının ödenmesinden,

·         Vergi borcunun doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olması halinde bu şahısların, vergi borcunun ödenmesinden,
sermaye hisseleri oranında müteselsilen sorumlu olmaları
Tüzel kişilerde ise;
·         Kamu borcunun doğduğu ve ödenmesi gerektiği tarihlerde farklı kanuni temsilcilerin veya teşekkülü idare edenlerin olması halinde, vergi borcundan eski ve yeni kanuni temsilcilerin ve idare edenlerin müteselsilen sorumlu olmaları,

·         Kanuni temsilcilerin sorumluluklarına dair Vergi Usul Kanunu’nda yer alan hükümlerin, bu maddede düzenlenen sorumluluğu ortadan kaldırmayacağı,

Öngörülmüştür.

5766 sayılı kanunun geçici birinci maddesi ilede bu düzenlemenin yasallaştığı tarih itibariyle ödenmemiş borçlar için de geçerli olacağı hüküm altınına alınmıştı.

Söz konusu geçici birinci madde anayasaya aykırılığı gerekçesi ile Anayasa mahkemesi nezdinde dava konusu edilmişti. 

Anayasa mahkemesince geçici birinci maddenin Anayasaya aykırılığı nedeniyle iptal edildiği anlaşılmaktadır.
 Bu iptal neticesinde;

5766 sayılı Kanun’un Resmi Gazetede yayımlandığı 06.06.2008 tarihinden önceki dönemlere ilişkin olarak var olan amme borçları açısından, limited şirket ortaklarının ve kanuni temsilcilerin sorumluluğu, değişiklik öncesi düzenlemelerle sınırlı olacaktır.

Başka bir ifade ile vadesi 06.06.2008 tarihinden önce olan amme alacaklarında;

Limited şirket ortakları ödenmeyen ve tahsil imkanı bulunmayan amme borçlarından dolayı ortaklar vazettikleri veya vazını taahhüt eyledikleri sermaye miktarında sorumlu olacaklar borcun vadesinden önce hisse deviri yapılmışsa öncelikle yeni hissedar sorumlu olacaktır.

06.06.2008 tarihinden sonraki vadeli borçlar için ise 5766 sayılı yasayla değişen şekliyle,

·         Ortakların paylarını devretmeleri halinde, devreden ve devir alan ortakların, devir öncesine ilişkin kamu borçlarının ödenmesinden,

·         Vergi borcunun doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olması halinde bu şahısların, vergi borcunun ödenmesinden,

Sorumlu olacaklardır.




4 Mayıs 2011 Çarşamba

Vergi Levhası



Bilindiği üzere 6111 sayılı Kanunun 82 inci maddesiyle, VUK’ un 5 inci maddesinde yer alan  “levhayı merkezlerine, şubelerine, satış mağazalarına iş sahipleri ile mükellefler tarafından kolayca okunup görünecek şekilde asmak zorundadırlar.” ibaresi “levhayı almak zorundadırlar.” şeklinde değiştirilmiş ve bu değişiklikle vergi levhasının asılma zorunluluğu kaldırılmış bulunmaktadır.

Konu ile ilgili olarak Gelir İdaresince Genel tebliğ hazırlanmış olmakla beraber tebliğ halen yayımlanmamıştır. Başka bir ifade ile taslak halindedir.

Söz konusu genel tebliğ taslağı ile Gelir İdaresince yapılan düzenleme aşağıda özetlenmiştir.

1. Vergi Levhası Almak Mecburiyetinde Olanlar

1.1. Gelir Vergisinde

1. Ticari kazanç sahipleri,

2. Zirai kazanç sahipleri (Gelir Vergisi Kanununun 52 inci maddesinin altıncı fıkrasında sözü edilen yazıhaneyi açmış olanlar)

3. Serbest meslek erbabı,

Adi ortaklık, kolektif ve adi komandit şirket şeklindeki işletmelerde her bir ortak için ayrı ayrı vergi levhası alınacak ve aşağıda sayılan yerlerde her bir ortak için ayrı ayrı bulundurulacaktır.

1.2. Kurumlar Vergisinde

1. Anonim şirketler
,
2. Limited şirketler,

3. Eshamlı komandit şirketler,

2. Vergi Levhasının Alınması ve Bulundurulması

Gelir/kurumlar vergisi mükellefleri tarafından gelir/kurumlar vergisi beyannamelerinin verilmesinden sonra vergi levhası, Gelir İdaresi Başkanlığı bilgi işlem sistemi tarafından söz konusu beyannamelerde yer alan bilgilere göre oluşturulacak ve mükellefin internet vergi dairesi hesabına aktarılacaktır.

Vergi levhaları sistem tarafından internet vergi dairesi hesaplarına aktarıldıktan sonra, mükellefler, internet vergi dairesinden;

·         Bizzat kendileri veya

·         3568 sayılı Kanun uyarınca yetki almış olup bağımsız çalışan serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavirler (meslek mensupları)

aracılığıyla,

·         Gelir vergisi mükellefleri için 1 Nisandan itibaren,

·         Kurumlar vergisi mükellefleri için 1 Mayıstan itibaren, vergi levhalarını 31 Mayıs günü sonuna kadar yazdıracaklardır.

Yazdırılan vergi levhalarının Mükelleflerce

a) Merkezlerinde,

b) Şubelerinde,

c) Satış mağazalarında,

d) Çiftçilerin doğrudan doğruya zirai faaliyetleri ile ilgili alım satım işlerinin tedviri için açtıkları yazıhanelerinde,

e) Taşıt işletmeleri ayrıca taşıtlarında (taşıt işletmesi ifadesi, ücret karşılığında yolcu veya eşya taşımacılığını ifade ettiğinden, diğer iş kollarında faaliyet gösteren mükelleflerin taşıtlarında vergi levhası bulundurma mecburiyetleri bulunmamaktadır.)yetkililerce istenildiğinde ibraz etmek üzere bulunduracaklardır. İş yerinde birden fazla kat veya reyon olması halinde her kat veya reyon için ayrı birer levha alma ve bulundurma zorunluluğu bulunmamaktadır.

Bu şekilde alınan vergi levhaları ayrıca vergi dairesine veya meslek mensuplarına imzalattırılmayacak veya tasdik ettirilmeyecektir. İnternet vergi dairesinden erişilebilen vergi levhası üzerinde yer alan, sistem tarafından verilmiş olan onay kodu vergi levhasının tasdiki hükmündedir. Yukarıda sayılan meslek mensuplarının da vergi levhalarının tasdikine dair herhangi bir bildirimde bulunmayacakları tabiidir.

Gelir/kurumlar vergisi mükellefi olup yıl içinde işe yeni başlayan mükelleflerin vergi levhalarında matrah kısmında “Yeni İşe Başlama” ifadesi yer alacaktır. Söz konusu mükelleflerin vergi levhaları, mükellefiyet tesisini müteakip, sistem tarafından internet vergi dairesi hesaplarına aktarılacaktır. Bu mükellefler vergi levhalarını mükellefiyet tesisinden itibaren 1 ay içinde internet vergi dairesinden yazdırmak suretiyle veya bağlı oldukları vergi dairesi aracılığıyla alacaklardır.

Beyannamelerini kanuni süresinden sonra vermiş olan mükellefler, beyanname verilmesini müteakip internet vergi dairesinde bu işlem için hazırlanan menüyü kullanmak suretiyle vergi levhalarını kendileri oluşturarak yazdıracaklar ve yukarıda sayılan yerlerde bulunduracaklardır. Beyanname verilme tarihinin kanuni süresinden sonra ancak 31 Mayıstan evvel olması halinde ise mükellefler internet vergi dairesinde bu işlem için hazırlanan menüyü kullanmak suretiyle vergi levhalarını bu tarihe kadar yazdıracaklardır.

Kazancı basit usulde tespit edilen mükellefler, vergi levhalarına yukarıda belirtildiği şekilde erişebilecekleri gibi bağlı bulundukları meslek odaları aracılığıyla da internet vergi dairesi üzerinden erişebilirler.

Özel hesap dönemine tâbi mükellefler vergi levhalarını beyanname verme sürelerinin son gününden itibaren 1 ay içinde internet vergi dairesinde bu işlem için hazırlanan menüyü kullanmak suretiyle kendileri oluşturarak yazdıracaklar ve yukarıda sayılan yerlerde bulunduracaklardır.

Gelir/kurumlar vergisi mükellefi olup gelir/kurumlar vergisi beyannamelerini elektronik ortamda vermeyen mükellefler vergi levhalarını beyannamelerini vermelerini müteakip bağlı oldukları vergi dairesinden temin edeceklerdir.

Ayrıca, mükellefler vergi levhalarında yer alan bilgilerde hata olduğunu tespit etmeleri halinde derhal bağlı oldukları vergi dairesi müdürlüğüne bir dilekçeyle başvurmak suretiyle söz konusu hatanın düzeltilmesini talep edecekler, düzeltmeyi müteakip yeni vergi levhasını internet vergi dairesinden oluşturup bu Tebliğde sayılan yerlerde bulunduracaklardır.

Diğer taraftan, mükelleflerin işlerini terk etmeleri durumunda vergi levhalarının vergi dairesine iade edilmeyecektir.

Vergi levhasının asılma zorunluluğu bulunmamasına karşın isteyen mükellefler kendilerine ait vergi levhalarını işyerlerine asabilir veya web sitelerinde yayımlayabilirler.

Mükelleflerin, ticaret unvanı, iş yeri adresi, bağlı oldukları vergi dairesi, ana faaliyet kodu veya faaliyet türünün değişmesi hâlinde yeni vergi levhalarını internet vergi dairesinde bu işlem için hazırlanan menüyü kullanmak suretiyle kendileri oluşturarak yazdıracaklar ve yukarıda sayılan yerlerde bulunduracaklardır. 

3. Vergi Levhası Bulundurma Mecburiyetini Yerine Getirmeyenler Hakkında Uygulanacak Ceza

Bu Tebliğe göre vergi levhası almak ve bulundurmak mecburiyetinde olan mükelleflerin vergi levhasını bulundurmak mecburiyetinde oldukları yerlerde yapılan denetimlerde bulundurma mecburiyetine uyulmadığının tespit edilmesi halinde her bir tespit için Vergi Usul Kanununun 353 üncü maddesinin (4) numaralı bendine istinaden (2011 yılı için 170 TL) özel usulsüzlük cezası kesilecektir.

4. E-Vergi Levhası Sorgulama Hizmeti

Mükellefler internet vergi dairesini kullanarak e-vergi levhası sorgusu yapabileceklerdir. Bireysel sorgulamalar için hizmet verecek bu uygulama ile bir mükellefin vergi levhasında yer alan bilgilerine ulaşılabilecektir. Çoklu sorgulamalar için ise vergi levhası doğrulama hizmetinden yararlanılabilecektir.

5. Vergi Kimlik Numarası Doğrulama ve Vergi Levhası Doğrulama Hizmetleri

Maliye Bakanlığı, özel/kamu kurum ve kuruluşlarına bilgi paylaşım servisleri aracılığıyla vergi kimlik numarası doğrulama hizmeti sunabilir. Bu hizmet ile fatura düzenleme veya diğer işlemlerinde muhataplarının vergi kimlik numarasına ihtiyaç duyan kullanan kurum ve kuruluşlar, sorgulama yapılan mükellefin vergi kimlik numarası veya TC kimlik numarası anahtar alan olmak kaydıyla sorgulanan mükellefin; vergi kimlik numarasının doğruluğunu, faal mükellef olup olmadığını ve unvanını sorgulayabileceklerdir.

.